Soyut olarak davranış şekillerine ve birer
kavram sayılan değerlere farklı toplumlarda
ve çağlarda farklı değerin biçilmesi,
başka bir deyişle genel değer yargılannın
- morallerin ve «estetik)) anlayışlannın -
değişmesini değerlere de yüklemek, değer yargılarını değerlerle ve değerli olmayı değer olmayla
kanştırmaktan başka bir şey değildir.
Iște o zaman deyiş yerindeyse ara-
dığımız şeyi buluruz: Yani acılarımızın kaynağı olarak kendi varlığımız yerine her an suçlayabileceğimiz v e acı
çekmenin bu varoluş için özsel nitelikte, gerçek tatmininse imkânsız olduğu bilgisinden yeniden uzaklaşmak
kaydıyla kaderimize küseceğimiz fakat karşılığında varoluşumuzla barışacağımız bir şeydir bu.