Silas.

Silas.
@Petruvsn
Duygusuz bir bedenin perdelenmiş gözleri.
Hâkim sınıflar. Komünist devrimin önünde titremelidirler. Neticede proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yoktu. Ancak kazanacakları bir dünya vardır.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsan acıdan zevk alır, acı içinde yaşar ve acı içinde ölür. İnsanoğlu öyle bir yalancıdır ki, yaşamın, kurtuluşun formülünün mutluluk olduğunu söyler. Yalanları o pis yuva yapmış ağızlarından dökülürken zerre utanç duymazlar.
İnsan ve Duygular
Eğer içimdeki söz sağanağı taşıp akmazsa boğulurdum, sevgili Nastenka.
Alıntı
Dans Vebası
1518’in lanetli yazında Strasbourg sokaklarını açıklanamaz bir uğultu sardı. Frau Troffea’nın bedeni, görünmez bir müziğin işkencesine teslim olmuştu; adımları, taşlara kanla yazılan bir ayet gibi ağır ağır sürükleniyordu. Gözlerinde insanlığa ait hiçbir parıltı kalmamış, çürüyen ruhunun boşluğunda yalnızca ölümün çağrısı yankılanıyordu. Günler boyunca, etini kemiklerinden söken acıya rağmen dans etti; her adımda taş zemini kanıyla süslüyor, her hareketi şehrin üstüne çöken karanlığı biraz daha derinleştiriyordu. Nihayet yere yığıldığında bile, bedeninin kopuk uzuvları kendi lanetli ritmini sürdürerek kıvranıyordu. Strasbourg artık bir kent değil, ölümün dans sahnesiydi.
1000Kitap
Kehribar, garip bir tutku. Dilim çözülmez, düşüncelerime mahkumum.
İnsan ve Duygular