Ben Ali Lidar'ı okuduğum dergiden tanıdım. Sosyal medyadan tanımadığım için de son derece mutluyum. İlkin okuduğum Z Raporu kitabı bir anlatı türüydü ve samimiyet o kadar dozundaydı ki hayran olmamak elde değildi. Şiirlerinde de bu değişmedi.
Alengi Şiirler; sizi üzmez, dağıtır.
Kimi dizesi başınıza kayalar fırlatırken, kimi dizesini de siz ot gibi ezip geçebilirsiniz. Bazı şiirler mükemmellik sınırını zorlarken bazıları ulaşamamıştı bile.
Ama değdi mi? Değdi.
Fazla söze gerek yok aslında. Bana yıldızlardan altın saçlı harika bir arkadaş kazandırdı. Küçük Prens sayesinde yıldızlar ve güller daha anlamlı. Okuyun, okutun, gülümseyin ve gülümsetin
Az sayfalara sığdırılmış kocaman bir hikaye. Hatta kuralları yıkıp roman bile diyebilirim. Stefan Zweig, dili oldukça mükemmel kullanan bir adam ve bu kitabında da şaşırtmadı. Bilinmeyen bu kadının isimsizliği, delice aşık olduğu adam belirsizliği kitaba ayrı bir duygu katmıştı.
Aşırı aşık bir kadının duyguları filmlerde, dizilerde ve kitaplarda bana abartı gelir ama burada kadına hak verdim. Kimse bu kadar defalarca ve isteyerek kendini parçalayamaz. Döneme, karaktere yakışan bir psikoloji bu. Böyle aşkların abartı olduğunu düşünen bana bile abartısız..
Hala bir şeylere kırıldığınızı ve kendinize acı çektirdiğinizi düşünüyorsanız, bilinmeyen bu kadını okuyun.
Romanının dışına çıktığım vakit samimiyet ararım ben.
Bir çay iç, diyecek kadar da doydum o samimiyete.
Hepsinde değil ama çoğu sayfada aynaya bakıyormuş hissi tattığım, içimde unuttuğum boşluklara oturan cümlelerin olduğu bir kitaptı. Kimi zaman yüzüme tokat gibi indi, kimi zamansa başımı usulca okşadı yazılar. Ben böyle kıvrak dil görmedim. Ha bir de, küfürü samimi gelen tek adam.
Distopik romanların arttığı şu dönemde bana göre başarıyla işlenmiş bir romandı Kurucunun Kızı. Kitap biter bitmez ikincisine koştum.
Öyle ki ana karakterin duygularındaki düzenli ve mantıklı değişim, tutarlılık gibi ögeler çok iyi bir şekilde yansıtılmıştı. Konusunu okur okumaz elinizin gideceğine eminim. Bir kızın ailesi ve sevdiği adam için neleri karşına aldığına şahit olacağınız güzel bir roman.
Romantizm, dozundaydı. Abartıya yer verilmemiş ve bol miktarda entrikada içermiyordu. Koşun okuyun derim..