Bana olabileceğim kişi olabileceğim için de saygı duy. İçimde yaşanmayı bekleyen bir hayat için de saygı duy bana,bunu gerçekleştirebileceğime dair inancını yüzünden okuyabileyim. Ben,olduğum kadar olabileceğim kişiyim de aynı zamanda,bu tarafımı görmezden gelirsen beni yaralarsın.
Kişi,Bağımsızlığa ve emretmeye belirlenmiş olmak için,kendi koyduğu sınavlardan geçmeli;bunu da doğru zamanda yapmalı. Belki de oynanabilecek en tehlikeli oyun oldukları halde,kendi koyduğu sınavlardan kaçamamalı ve son olarak,bunlar yalnızca kendi tanıklığımızda,başka bir yargıç bulunmadan yapılan sınavlar olmalı. Bir kişiye bağlanıp kalmamalı: -en sevilen kişi bile olsa, -her kişi bir hapishanedir,bir kuytudur da.Bir vatana bile bağlanıp kalmamalı: en çok acı çeken,yardıma en çok ihtiyacı olan olsa bile, -yüreğini muzaffer bir vatandan kopartmak daha kolaydır. Bir merhamete bağlanıp kalmamalı: bir tesadüfün bize çektikleri ender eziyetleri ve çaresizliklerini gösterdiği yüksek insanlar söz konusu olsa bile. Bir bilime bağlanıp kalmamalı,altında hep daha fazla şey görmek için hep daha yükseğe uçan kuşun o şehvetli uzaklığına ve yabancılığına: -uçanın tehlikesi. Kendi erdemlerimize bağlanıp kalmamalı ve bir bütün olarak,herhangi bir ayrıntımızın,örneğin "misafirperverliğimizin" kurbanı olmamalıyız: kendilerine karşı müsrifçe,âdeta kayıtsızlık içinde davranan ve liberallik erdemini bir günah boyutuna vardıran yüksek türden zengin ruhlar için tehlikelerin en tehlikelisidir bu. Kendini korumasını bilmeli: en zor bağımsızlık sınavı
Üç aşağı beş yukarı hayatları yekdiğerine benziyor insanların. Üzülmeyeni,hastalanmayanı,mutsuz olmayanı yok. Sevinmeyeni,mutlu olmayanı da yok.Kiminde biri daha ağır basıyor kiminde diğeri. Yedi katımda yirmi iki dairemde yaşayanların tümü bir şeylerin tadını çıkardı bir şeyler için gözyaşı döktü,acı çekti.
Birini sevmenin,şefkat etmenin,merhamet duymanın alametifarikalarından biri de bu olsa gerek. Sevdiğinizin üzülmesine üzülürsünüz. Ona kıyamazsınız. Ona ihtimam gösterirsiniz.