Ölüler bir çocuk balosunda dans ediyor sanki. Evet, çocuk balosunda çünkü ölüler çocuklar kadar masumdur. Yaşam ne kadar acımasız olursa olsun, mezarlıkta hep huzur vardır.
Müthiş bir ruhsal bunalım geçiren aşırı duygusal güruh için şu sözleri bırakıyorum. İçerisinde olduğunuz duygu, düşünce ve ruh durumunuzu, histerik acılarınızı fütursuzca savunuyorsunuz.Aşırılaşmış hisleriniz ve platonik düşünceleriniz sizleri ruhsal mahkûm durumuna düşürüyor. Sonra kendi idealinizden sıyrılıp birer patolojik hasta durumuna düşüyorsunuz. Oysa insan tek bir ideal için yaşamamalıdır diyor Ali Şeriati. İnsanın ideali o kadar yüce olmalıdır ki asla bir noktada durmasın, bir yere bağlı kalmasın. Yoksa bu ideal anlamsız bir duruş ve abes bir boşlukla sonuçlanır. Bu bayağılaşmış hislerden daha kutsal idealler vardır. İnsanın gerçek benliği..
Aşırı uçlar, ardında yaşamın sona erdiği sınırlar demektir ve sanatta da politikada da aşırılığa duyulan tutku, ölüme duyulan örtük bir özlemdir aslında.