Hoppipolla

Hoppipolla
@Pierrow
Ben İsanın ellerini çivileyen çekiç kadar günahkarım,Tanrı bunu affeder.
38 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
“Kan yasası bu insanın: Üzümden şarap yapacaksın Çakmak taşından ateş Ve öpücüklerden insan! Can yasası bu insanın: Savaşlara yoksulluklara Ve binbir belaya karşın İlle de yaşayacaksın! Us yasası bu insanın: Suyu şavka döndürüp Düşü gerçeğe çevirip Düşmanı dost kılacaksın! Anayasası bu insanın Emekleyen çocuktan Uzayda koşana dek Yürürlükte her zaman” (Can Yücel’in yeniden yorumladığı Bonne justice – “Asıl adalet” – şiiri, “Anayasası İnsanın”)
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
deniz olağanüstüdür tanrının ellerinden o eller göndermişti onu uyusun diye dünyada ve yeryüzü sararıp solar ay ufalanır birer birer yıldızlar uçuşur bir toz bulutuna ama deniz değişmez ve akıp gider ellerden gene döner ellere ve uykuludur... aşk, kırılışı senin ruhunun benim dudaklarımda
Şiir
YABANCILAŞMA Ağaçlarda göremiyorum artık ağaçları Rüzgâra yelken açmıyor dalların yaprakları. Tad var yemişlerde, ama tükenmiş sevgileri. Doyurmuyorlar bile. Ne olacak şimdi? Orman kaçmakta gözlerimin önünde, ağzı mühürlenmiş yakınımdaki kuşların, döşeğim olabilecek çayır da kalmamış. Doymuşum artık zamana ve içimde zamana susamışlık. Ne olacak şimdi? Dağlarda ateşler yanacak gece bastığında. yine davranıp yaklaşmalı mı her şeye? Yollarda göremiyorum artık yolları. Ingeborg Bachmann
Şiir
YALNIZ Çocukluğumdan beri olmadım diğerleri gibi Gözlerim görmedi onların gördüklerini. Tutkularım farklı, kaynağım farklıydı ve aynı olmadı hüzünlerim Kalbim uyanmadı aynı neşe tonunda ve yalnızdım bütün aşklarımda. Çocukluğum, fırtınalı bir ömrün şafağıydı, iyi ve kötünün derinliklerine sürüldü. Beni hâlâ dik tutan gizem: sağanakta veya pınardan, kızıl falezlerden, dağlardan, dönen güneşten etrafımda onun hazan renginden, sonbaharda, gökte çakan şimşekten yanımdan geçen, gürlemesinden fırtınanın; şekilden şekle giren (gökyüzünün her yeri masmaviyken) bir bulut, şekline bürünen iblisin.
Şiir
Seviyorum seni rüzgârın düşü, sen parmaklarımla birleşen, sen kuzeyin unuttuğu, yeryüzünün güzel sabahlarında baş aşağı gülümseme kolayken yağmurun güzelliğinden. Ne hoştur bir ırmağın bağrında yolculuk etmek; gizini söyleyin bana açık gözlerinizin, ey dost balıklar, kendini denize savuran ve uzak gemilerin gövdesine destek veren bakışlarınızın gizini. Sizi seviyorum yeryüzü gezginleri, siz ki su üstünde uyursunuz, size Amerika'ya gidenler giysilerini aramaya, acı çıplaklarını kumsalda bırakıp geminin güvertesinden aydan bir ışın çeken insanlar. Ne güzeldir yol almak umut içinde, nitelik değiştirmedi altınla gümüş, sıçrarlar dalgaların üstüne, pul pul sırtın üstüne müzik ve düş getirirler en sarışın saçlara. Bir ırmağın dibini izleyerek uzaklaşıyor isteğim parmaklarımın ucuyla tuttuğum sayısız kentlerden, o kopkoyu, kara giyimli yığınlardan ki sırtıma damgaları çıkmış gibi bıraktım, uzakta. Umuttur yeryüzü, yanaktır, sınırsız bir gözkapağıdır, içinde varolduğumu bildiğim. Anımsıyor musun? Düşlere anahtar olduğum bir gece yeryüzü için doğdum ben, bütün ve kalan. Balıklar, ağaçlar, taşlar, yürekler, madalyalar,
Şiir