"Gece olmuştur;şimdi yüksek sesle konuşun kuyular.Benim ruhum çağlayan bir kuyudur.Gece olmuştur;daha şimdi sevenlerin bütün türküleri uyanır.Benim ruhum bir sevenin türküsüdür.İçimde dindirilmemiş,dindirilemez;sesini çıkarmak isteyen bir şey var.İçimde sevme isteği var,o aşkın dilini konuşur."
"Meşe biten toprakta,hemen hemen hiç başka ağaç gözükmez.Dağ taş,dere tepe sırf meşedir.....Toprakta,sağlam,toprağa bütün güçleriyle yapışmış dururlar.Hiçbir güç onlari oradan ayıramayacakmış gibi gelir.
Meşe toprağı kıraç,bembeyaz,kireç gibi bir topraktır.Üstünde meşeden başka bitki yaşatmamaya ant içmiş gibidir."
"halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi."
"Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?"
Insan öleceğini fark etmiyorsa,varoluşunu da yaşayamaz,diye düşündü.Ve bir yandan yaşamın ne kadar harika olduğunu düşünmeden de,ölmek zorunda olduğumuzu düşünmek imkansız.