İnanç neşelidir sevgili okuyucu. İnancı, asık suratlı insanların inhisarından kurtarmak gerek, inanmak insanın içini neşeyle doldurur ve o sevinç insan ilişkilerinden içinde yaşadığımız dünyaya dek, dokunduğu her yeri onarır, güzelleştirir.
Esnafın peştemal kuşanma dolayısıyla eğlence günleri vardı; orta oyunu oynanır, Karagöz seyredilir, fasıllar geçilir taklitler yapılırdı; vezir vüzera ayrı eğleniyordu, kadınlar hamamlarda ve mesire yerlerindeydi. Kadınlar da ayrı eğleniyorlardı; aralarında erkek yoktu. Oyun kolları vardı; parası olan zengin insanlara köçekler ya da çengiler(dansöz) getiriliyor
Osmanlı toplumunda olmayan unsur kadınla erkeğin beraberliğidir. Kadının serbestlik derecesini tartışmıyoruz. Hiçbir zaman 16-17. Yüzyıllarda İstanbul kadınının; Batıdaki kadınlardan daha çok baskı altında olduğu, kafes arkasında kaldığı kanısında değiliz. Belge ve bilgiler de bu kanaatimizi destekliyor.