Anladım ki özgür olmak ilk gelen dalgaya binmek, hazır paketlerden paket beğenmek değilmiş. Özgürlük -özünde- “seçim yapabilmek” dememiş. Seçim yapamayanın, akıntıya kapılıp gideceğini, şartlara ve kendi akıldışı isteklerine köle olmaktan başka seçeneği olmadığını ilk kez o gün adamakıllı kavramaya başladığımı söyleyebilirim.
İnsanoğlu yarına kalmak için mücadele ederken , geçicilik içinde sürekli etrafındakileri “yenileyerek” akan ve kendisini ölüme sürükleyen zamana karşı durmaya çalışıyor. Bu psikoloji çeşitli sosyal hastalıkların kaynağı olabilir. Şimdi belki herşeyimiz var görünüyor ama gerçekten bize ait olan hiç bir şey kalmadı.