David Gilmore

Her şeyden şüphe edecek, her şeyle mücadele edecek cesaretim olduğuna inanıyorum ama bir şeyleri kabullenecek cesaretim yok; bir şeylere sahip çıkacak, onları üstlenecek cesaretim yok.
Sayfa 68 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar ne kadar garip! Sahip oldukları özgürlükleri hiç kullanmıyorlar da sahip olmadıklarını talep ediyorlar; düşünce özgürlükleri var, onlar ifade özgürlüğünde diretiyor.
Sayfa 62 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı
Ne yazık ki arzu pek tatlı dillidir ve iyi niyetlerse hep elimizin altındadır.
Sayfa 45 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı
Dışsal olanın içsel, içsel olanınsa dışsal olduğu yolundaki o bilindik felsefi tezin doğruluğu hakkında bir nebze şüpheye düşmek, ara sıra da olsa aklının ucundan geçmiş olabilir, sevgili okurum. Belki sen de kendinde, sevinciyle veya kederiyle senin için başkalarına açamayacağın kadar değerli olduğunu hissettiğin bir sır saklıyorsun. Hayat belki de seni, bu nevi bir durumun içinde olduğunu sezinlediğin insanlarla bir araya getirmiş olabilir; lakin ne nüfuzunu ne de cazibeni kullanarak mahrem olanı açığa çıkarmayı başarabildin. Belki de bu durumlardan hiçbiri sen ve senin yaşamın için geçerli olmayabilir, ancak bu şüphe sana yabancı değil; o geçici bir hayal gibi bazı bazı senin zihninden de kayıp geçti. Bu türden bir şüphe bir gelip bir gider ve kimse ne nereden geldiğini ne de böyle alelacele nereye gittiğini bilir.
Sayfa 43 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı
Yargıç Wilhelm'in mektuplarında insan varoluşunu düşünmeye dair muazzam bir paradigma değişikliği görürüz. Kendilik kavramını yepyeni bir biçimde tasavvur edilmektedir. Klasik metafizik insan varoluşunu ruhla, değişmeyen bir özle ya da tözle/tözlerle özdeşleştirirken Kierkegaard katman katman inşa ettiği bu eserde kendilik tabir edilen şeyin, özgürlük olduğunu, seçimlerle mütemadiyen ilmek ilmek örülmeye devam eden, her daim devinen bir dokuma olduğu fikriyle tanıştırdı. Doğa yasalarının zorunluluğuna tabi olan ya da özler hiyerarşisinin bir sınıfında yer alan insan varoluşu anlayışlarına meydan okuyarak insanın, kendisini inşa eden ve sürekli oluş halinde olan bir varlık olduğunu vurguladı. İnsanın kendiliğinin altında sabit, genel-geçer bir öz yatmadığını ifade ederek kendiliğin bir iş, bir yükümlülük olduğu görüşünde ısrar etti. İnsan varoluşuna dair bu yeni görüş, Kierkegaard'un Batı felsefesi tarihinde "varoluşçuluğun babası" olarak anılmasına sebep olmuştur.
Sayfa 37 - Alfa Kitap
Kitap Alıntısı