David Gilmore

Avrupa medeniyeti. Bu, Avrupalı'nın uydurduğu yüz bin yalandan biridir. Yuf bize ki kendimizi bildiğimiz günden beri bu yalana bir nas [kesin kanıt] gibi inanmışız. Yalan, yalan, yalan... Avrupa bir yırtıcı-kuşlar yuvasıdır ve onun karşısına ancak tepeden tırnağa kadar silahlanmış olarak çıkılır. Geçen gün bir gazetede okumuştum. İtalyan şairi D'Annuncio'nun bir sözünů... Diyor ki "Italya, Sulh konferansına, hakkını istemek için, dişlerinin arasında hançer ve elinde mızrakla gitmelidir." Bir İtalyan için iş böyle ise, bir Türk oraya silahlanmış olarak bile gidemez. Hakkını, ancak, bu tepelerin arkasından, bu çölün ortasından müdafaa edebilir.
Sayfa 41 - İletişim Yayınları, Binbaşı Hakkı Bey
Kitap Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçi sahte olan dostluğumuzdu, bunu her zaman düşündüm, ama onlara belli etmedim. İnsanlar, dostluk varmış gibi davrandıklarında ben de uyarım onlara. Gerçekte bunun bir çeşit yalancılık olduğunu söylemek yürekliliğini kolay kolay gösterebilir miyiz? Hem onların böyle davranırken sahteliğin, yalancılığın bilincinde oldukları da söylenemez hiç. Sonra da dostluk diye bir şey olduğu inancı, bir düşten ileri gitmese de gene iyidir, iyi bir aldanmadır. Çünkü insanlar bütün gerçeklerini düşlerden yapmışlardır. Bakarsınız, bir gün bu düş de gerçekleşebilir. O güne değin bize düşen, bu düşü korumaktır.
Sayfa 181 - Everest Yayınları
Kitap Alıntısı
Birlikte çalıştığımız kişileri sevmek zorunda değilizdir elbet, hatta kimseyi sevmek zorunda değilizdir. Nazik olmak yeter bence. Başkalarına katlanmak gelir ancak elimizden. Bu da o kadar güç bir şey değildir. Bir süre sonra, hatta işgünü sonunda, nasıl olsa ayrılacak değil miyim onlardan? Ayrılıp daha başkalarının yanına gitmeyecek miyiz? Böylelikle, posta değiştirir gibi hem rahat eder, hem yeni bir sıkıntıya gireriz. Bütün iş, yalnızlığımızı koruyabilmektir. Doğrusu istenirse, yalnızlık denilen şeyin hiç de korunmaya ihtiyacı yoktur. Çünkü yalnızlık yalnızdır.
Sayfa 102 - Everest Yayınları
Kitap Alıntısı
Sözlü dünya benden ayrı dururdu hep. O zaman bir kuşku düşerdi içime. Başkaları, bu sözlü dünya ile duygu dünyaları arasında bir birlik kurabiliyorlar mıydı gerçekten? Bir ben mi dışında kalıyordum bunun? Yoksa bir yalancılığı mı sürdürüyorduk hepimiz?
Sayfa 68 - Everest Yayınları
Kitap Alıntısı