Klee'yi sorunu yanlış anlamadımsa, dış dünyaya, doğaya, yaşayan varlıklara sırtını çevirmiş bir sanatçı olarak görüyorsun. Eğer böyleyse, bil ki yanılıyorsun. O, gözünü dört açmış, dünyaya, nesnelere ve doğaya bakıyor. Ve bizlere diyor ki gördüklerinizi gerçekten görmüyorsunuz; görülmesi gerekenleri ise hiç görmüyorsunuz.
Hayır, elin beyaz kağıt üzerindeki bir hareketinden doğmuyor desen - Valery bunu nasıl bilmeyebilir? - elin arayışından doğuyor. Ortada bir hareket var kuşkusuz, ama bu "hareket" elin kendinden, içgüdüsel ya da yeteneksel hareketi, çizgisi değil, beynin yönettiği bir çizgi, bir harekettir. Matisse' in desenlerinde el kendini tutar. Elinin buyruğunda olmak istemez o. Çok sonraları, sağ elinin ustalığına karşı sol elini kullanacaktır Matisse. Güzelim çıraklık! Çünkü sol el yeni yeni öğrenecektir çizmeyi.
Bütün hayatımı kelimeler uğruna harcadım, içi boş kelimeler uğruna. Kelimelerin gerçek anlamlarını bilmeden, onlarla oynadım. Oyunları da kelimelerin içinde tutukladım. İşte bunun için Sevgili Bilge, beni bıraktılar, bıraktın.