Rezan Esen

Tanrı kadını, her zaman çocuk kalacak adamlara göz kulak olsun diye mi yaratmıştı bilinmez ama yıllardır büyüttüğü aşkının, çocuksu bir biçimde kaçışının anlamını, beynin kıvrımlarından akan düşünceler ile dinginleştirmeye çalışıyordu.
Reklam
İç sesi ona hiçbir zaman özgür olamayacağını söylüyor, kendi iradesiyle de buna karşı gelmeye çalışarak sessizce tekrarlıyordu: “Gidiyorum efendim!” Bu söz sanki dünya üzerinde insanın hep yapmak istediği ama içine mahkûm olarak cezalandırdığı kazanmalarına söylemek istediği bir sözdü. Gaye ne kadar güzel olursa olsun, varış her zaman köleliğe çıkıyordu. însan hiçbir zaman “Ben gidiyorum,” diyemediği paradokslarla boğuluyor, eninde sonunda, kendi hapishanesinin içinde deliriyordu.
Hayat, duvarları anlatamadıklarımızla örülü tımarhanenin penceresinden dünyayı seyredişimizdir.
İnsan anlatamadığı her şeyin kölesidir.
İnsanları düşündü sonra, çünkü insan insanlığı her seferinde insanların içinde kaybediyordu.
Reklam