Kitabın yazarı Radva Aşur, Mısırlı ve Mısır'da çok sevilen bir yazar. Eşi Filistinli, Kahire Üniversitesi'nde okurken tanışıyor, aşık olup evleniyorlar. Ama Filistinlilerin çektikleri acıdan bu çift de nasipleniyor ve senelerce evliliklerini farklı ülkelerde, birbirlerine hasret devam ettiriyorlar. Filistin'e dair bu romanı Tantura köyünde yaşanan gerçek olaylarla örülmüş.
(SPOILER)
Evin erkekleri öldürülürken kamyonlara, botlara doldurulup, küpeleri kulakları yırtılarak alınan, ama boyunlarında taşıdıkları evlerinin anahtarlarını dokunulmayan kadınların sarsıcı hikâyeleri var kitapta.
(SPOILER)
Okuyun, okutun.
"Savaşta insanlar Rabbimizin bizi yarattığı gibi davranmazlar." dedi. Mizaçlar altüst olur, denge şaşar. Dağılan tek şey üst baş olmaz, kalpler de darmadağın olur."
İşte modern çağın en göze çarpan özelliği de budur: Ardı arkası kesilmeyen bir telaş, sürekli değişim ve bizzat olayların kendisiyle birlikte sürüklendiği, durmadan artan hız gereksinimleri... Bu, çokluk içinde dağılmadır. Öyle bir çokluk ki, artık hiçbir üstün/ aşkın ilke bilinciyle birleşemez. Ayrıca bu, bilimsel kavramlarda olduğu gibi, günlük hayatta da aşırılığa vardırılan bir çözümleme, sınırsız bir parçalama ve beşeri faaliyetin, hala çalışabileceği tüm alanlarda gerçek bir ufalanışıdır.
Bugünün insanları yalnızca dans etmek, yüzmek ya da gevezelik etmek peşindeydiler. Ciddi konuları ve hele çalışmayı ise kimsenin aklından geçirdiği yoktu.