Yoğunlaşmayı öğrenmede atılacak en önemli adım, kişinin okumadan, radyo dinlemeden, sigara ve içki içmeden yalnız kalabilmeyi öğrenmesidir; bu beceri bu sevme becerisi için bir koşuldur. Bir insana salt kendi kendime yetemediğim için bağlanıyorsam o kişi ancak can simidi olabilir. Arada ki bağın sevgiyle hiçbir ilgisi yoktur yalnız kalabilme becerisi sevme becerisinin koşuludur.
Birçok kişi, topluma ayak uydurma gereksiniminin farkına bile varmaz. Bunlar, kendi özgür düşünceleri ve eğilimlerini gerçekleştirdikleri, bireyci oldukları ve çoğunluğun düşünceleriyle kendi düşüncelerinin aynı olmasının tamamen bir rastlantı olduğu-düşüyle yaşarlar. Herkesle fikir birliği içinde olması “kendi” düşüncesinin doğruluğunu kanıtlamaya yardım eder.
"Bellekte kalan şeyi yakmalı:Ancak durmadan acı veren, kalır bellekte. "—İşte budur, yeryüzündeki en eski(yazık ki, aynı zamanda en uzun süren) psikolojinin temel savı.