Gün yirmi dört saatti ama insana daha uzun gelirdi. Acele etmek gereksizdi, çünkü gidecek yer yoktu; satın alınacak bir şey yoktu, çünkü almak için para yoktu..
"Allah'ım! Yine sana geldim. Gidecek başka kimsem yok. Biliyorum ki sen kimsesizlerin kimsesi olan ve her şeye rağmen kuluna kapısını açansın. Ellerimi açtım sana ama kelimeler boğazımda düğümlendi fakat sen sessizliğimi de en iyi bilen, kalbimden geçenleri de en iyi anlayansın... Allah'ım her yaralanışımda sana sığınıp iyileşince seni terk eden acizliğimi affet... Kapılmışız dünyanın telaşına, unutmuşuz kalıcı olmadığımızı. Misafiriz bu hayatta; acının, dertlerin, telaşların, mutluluğun ve sevinçlerin bir gün biteceğini unutuyoruz bizi unutanlardan eyleme. Bizi kendine yakın kötü olan kalplerden uzak eyle..."