Ama yalnız bir yaşamda, bir başka ruhun sizinkinin yanına damladığı ender anlar vardır, yıldızların senede bir defa yeryüzüne sürünüp geçmesi gibi. Daidalos da benim için öyle bir takımyıldızdı.
Bazı insanlar vardır, hayatları boyunca ilerlemek, öğrenmek, fethetmek, keşfetmek, iyileştirmek için kendilerine eziyet ederler ve sonunda sadece onları dünyaya savurmuş olan titreşimi aramış olduklarını fark ederler: Onların hareket ve varış noktası birbiriyle çakışır. Sonra bir de oldukları yerde dursalar da dünya ayaklarının altından kaydığı için serüvenli ve uzun bir yol kat edenler ve yola çıkmış oldukları noktadan çok daha uzağına ulaşanlar vardır.
Bir de en yaratıcı ve yanıltıcı eylem olan içsel bakış vardır. İşte sözgelişi Miraijin uyuyakaldı ve ben şimdi sms okumak yerine onu seyre daldım: O küçük bir kız çocuğu, uyuyan bir kız çocuğu -ama benim bakışlarım onu dünyanın en güzel varlığına dönüştürüyor.
İçindeki yaratıcılığın gittikçe kuruması nedeniyle gerileyen yazar, sanatçı, bilim adamı er ya da geç ateşli vatanseverlerin, ırkçılık simsarlarının, kışkırtıcı çığırtkanların, kutsal dava cengaverlerinin saflarına sürüklenecektir.