On iki bin yıldır ayakta duran bir imparatorluğun çökecek olmasına ihtimal bile vermeyenlerin ve bunu öngörüp geleceğe odaklananların savaşıydı adeta bu kitap. Siyaset ve entrikalarla dolu bir serüven yaşattı. Üç farklı karizmatik lider gördük hepsinin karakter gelişimi muazzamdı. Seldon’un hesaplamalarına dayalı bir gelecek, başta genç ve idealist bir adam olan Hardin’in bu hesaplanmış gelecek planına kendini adaması ve ardından Mallow’un sahneye çıkışı ve Vakıf’ı kendi çöküşünden kurtarması hepsi gerçekten çok iyi planlanmış hikayelerdi. Kitapta neredeyse 200 yıllık bir süreç yaşandı ancak bu süreçte şiddete hiç başvurulmadı. Hardin’in de dediği gibi “Şiddet, beceriksizlerin başvurduğu son çaredir”. Hardin’in karakter gelişimi beni en etkileyen şeylerden birisiydi kitapta. Söylediği her sözle ileride karşı karşıya geleceğini nereden bilebilirdi? Gerçekten çok beğendiğim bir kitap oldu ve hemen serinin ikinci kitabını sipariş vermemi sağlayacak kadar sürükleyiciydi. Mutlaka devam edeceğim bir seri. Bilimkurgu türünü seven herkesin mutlaka kütüphanesine eklemesi gerektiğini düşünüyorum.
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
... onların ve benim varoluşlarımızın bir ve aynı olduğunu, bütün olarak da sadece sevgiyle kavranabilen, sadece kendini teslim edenin kucaklayabileceği o büyük ve muhteşem, mutluluğuna doyulmayan yaşam olduğunu böylesine güçlü hissetmemiştim.