Sic Mundus Creatus

Sic Mundus Creatus
@Plainview
Günün sonunda
156 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Benim yeni vizyonum bir asidir, kendi orijinal benliğini, kendi orijinal özünü arayan bir insandır. Tüm maskeleri, tüm gösterişini, tüm iki yüzlülüklerini bırakmaya ve dünyaya gerçekte ne olduğunu göstermeye hazır olan bir insan. Onun sevilmesi ya da eleştirilmesi, saygı duyulması, onurlandırılması ya da aşağılanması, taçlandırılması ya da çarmıha gerilmesinin bir önemi yoktur ; Çünkü kendin olmak varoluştaki en büyük rahmettir.
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sonsuz değildir nefes. Parıldayan yıldızlar altında geçirdiğin o güzel geceyi bir anda unutuverirsin, yaşadığın her şeyi hiçe sayarsın belki de, çünkü gelecek veya geçmiş yok olur. Nedeni nedir? Cevaplayamacağım her soruya bu kadar tutkulu yaklaşmam gibi bir hiç mi? Her şeyi bilemezsin, acını yaşa ve öl. Zalimlik, katil ve menfur olan zamana tabidir.
Edebiyat
İnandığın şeylerin bir yalan olmasının ardında yatan sebep sadece yanlış yolda olmanla ilgili değildir. Saflık, insani duyguların en büyük yoksunluğu ve acılı olanıdır. Çünkü daha önce kıpırdanma bile olmayan içinde ki o noktaya şiddetli elektriksel sinyalin ulaşması son derece acılıdır. Gün yüzüne çıkan büsbütün tüm gerçeklik seni korumaz veya senin yüzüne gülmez. Hiç kendinin gerçekleri hisseden acı tarafıyla karşı karşıya geldin mi dostum? Zorlu olanda bu ya, insanın kendisiyle yüzleşmesi. Kendisine verdiği zararın, bir başkası tarafından değil kendi tarafından yüzüne vurulması.
Edebiyat
Bu sefer nefretim var. Doğru yolda olmaya içelim yoldaş. Kaybedeceğimizi bilelim ve bu yolda olalım. Neden biliyor musun? Gerçekte yaşananlar hırçındır, tıpkı boyu arşı aşmış dalgalara sahip denize benzer. Dalgaların dövmesiyle oradan oraya sürüklenen geminin içinde sarhoş sen. Gemi batmadığı takdir de seni koruyan tek şey o sarhoşluk. Uzat ellerini tenine dokunan buz gibi soğuğu hisset, mavinin şiddetini hisset, her kötülüğün bile çabalamaya değer bir şey olduğunu hisset. Ancak o zaman sarhoşluktan kurtulabilirsin ve hırçın denizleri arkanda bırakırsın.
Aşk kısa bir yolculuktur ve saftır. Sevgi daha teferruatlı, uzun ve karmaşıktır. Çünkü sevgi bir çok duyguyu içerisinde barındırır. Aşk böyle değildir, aşık bir insan pek fazla duyguyu aynı anda yaşayamaz, o çok yoğundur, buna izin vermez. Bulunduğun an ve sonrası için sana güçlü bir liderlik etmez. Seni uyuşturur aşk, kontrollü olabilmek sevginin işidir. Fazlasıyla olgunlaştırır seni sevgi, tecrübeli bir aşçının yemek yaparken hangi tatları doğru ölçüde koymasının yıllar aldığı gibidir. Dünya uğruna yaşamaya değer duyguları barındırır, bilakis son noktaya varıp çekilmek gerektiğini düşündüğün kirli yaşanmışlıklarla da doludur. Savaşmaya devam eden, ara vermeden bir şeyler için çabalayan insanların yüzünde belirgin bir yorgunluk görünü verir. Aynaya baktığında görmekte olduğu şeyden korkutur insanı. Zamanın verdiği bu acımasızca hasarı görmekten korkar olur. Ama bilir ki zafer ile çıktığını. Pes etmeden, yok olmaktan korkmadan direndiğini, zamana karşı. Bu düşünceyle devam eder hayatına, her ne kadar aynalara bakmaktan korkmakta olsada. Sahip çıkın bu dünyada sizi aşkla tutan, sevgiyle olgunlaştıranlara, elbet aynalardan kaçmaya sebep olsada.
Edebiyat