Sic Mundus Creatus

Sic Mundus Creatus
@Plainview
Günün sonunda
156 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Her gün birbiri ardından dökülüyor, zaman denilen kavram insanı güçsüz bırakmaya devam ediyor. Ellerinizden kayıp giden sadece zaman değil, bahsi geçen en büyük kayıp sizsinizdir. Zaman, savaşabileceğin en kötü düşman; tercih edebileceğin en kötü düşman. Tanrının büyük gücü ve dostu. Kazanamayacağın bazı savaşlar vardır, çevresine getirdiğin her şeyi seninle birlikte yok edebilecek. Bu kudretli algıya dost ol, karış ona. Tek bir kazanan varken, varlığına saygı duy ve paydaş et onu bu zaferle.
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Küçük küçük ölüyoruz. Her parçamızın kemiklerimizden ayrılışını hissederek kopuyoruz bu hayattan. Biz böyle yok olurken çevremiz bizi teselli edenler ile doluyor. Başarabilirsin, kurtulabilirsin, hiç bir şey olmamış gibi devam et... Ne kadar büyük bir insanmışız, festival tadında, tüm gözler üzerimizdeyken ölüyoruz. Sanırım her insan böyle onurlu bir şekilde parçalanamaz. Orta çağda yakılan cadılardan tek farkımız bizi izleyenlerin yanışımıza sevindirici çığlıklar ile değil; daha mütevazi yaklaşımları. Sikeyim izleyen gözleri, sikeyim tüm tesellileri. Farkında olmadan bir canavar yarattınız, kendi acısını bile hissedemeyen. Solmuş ruhunda küçük umutları paramparça, ellerinde bir insanın bedeni var. Tüm değerleri paramparça etmiş, deli bir ruh. Dünya ne yaşamaya değer, ne de bir canavar için yaşam kaç dünya eder?
Edebiyat
Öfke, kontrol gerektirir. Bunu kullanabileceğin kuvvetli bir çakran varsa zira yenilmez olursun. Başlı başına ; bir ömürde yapabileceğin şeyleri çeyrek ömre sığdırırsın. Ortaya çıkan muazzam güç zihnin eseridir. Biraz küfür, biraz palavra ve biraz bağrışmadan ötedir. Farklı olan sadece senin öfkejjn değil, farklı olan bunu kontrol edebiliyor olmandır. Bir şeyler üzerine düşünürken bile, şiddetini ve öfkeni bir şeyler yazmaya ayırırsan her satırı, gerekirse her cümleyi özgürce harcadığını göreceksin: Çünkü bu senin yıllardır ziyan ettiğin her parlak düşüncenin açığa çıkmasıyla gerçekleşir birbirleriyle dans ederek sevişmesine benzer. Kendini özgür kılmak istediğinde, öfkeni serbest bırak ve o akıntının tadını çıkar.
Edebiyat
Gerçeklik ve Algı; materyalist felsefe, gerçeklik algısının öncülerinden bir düşünce akımıdır, bir şeye gerçek diyebilmek için somut olarak madde olarak onu tanımlayabilmemiz gerekmektedir. Somut olarak tanımlamak gerçekliğin fizikselliğini kanıtlarıyla kabul etmemizdir. Algı ise gerçekliğin silületidir, herhangi bir konuma düşen gölgesi olarak tanımlayabiliriz, tam bu noktada işin içine insan düşüncesi girmektedir. Algının gerçeklik tanımı işleri bu noktada karıştırmaktadır. Matrix filminde "gerçek ve algı" ana fikrinin işlendiğini görebiliriz, tam olarak egzistansiyalizm ile ilişkilendirme sürecinin başlangıcıdır. Postmodern düşünce akımı evrensellik, bütünsellik gibi kavramlardan uzaklaşarak mikro bir bakış açısıyla "gerçeklik" algımızın aslında bizim görebildiğimiz kadarı olduğunu ortaya koymuştur. Cümlelerimi Chuang Tzu'nun bir sözüyle bitirmek istiyorum : "Rüyamda bir kelebek olduğumu mu gördüm,yoksa şu an insan olduğunu düşleyen bir kelebek miyim;bilmiyorum."
1000Kitap
Kurbanların olduğu evrensel bir sistem var edilmiş. Bundan kurtulmanın sırrını bilenler veya herhangi bir sebepten ötürü buradan ayrılanlar çarkın bir diğer yüzü olan sisteme yerleşiyorlar. Döngüyü tamamlayabilmek için tabi ki. Her biri birbirine bağlı gelişiyor, her biri kendi niteliğini koruyor ve olması gerektiği anı oluşturuyorlar. Bahsettiğim şey bir metafor değil; hayat ağacının ta kendisi. Bu o kadar kudretli ki bunu bozmaya insanlığın gücü hiç bir zaman yetmiyor, yaptıkları her karşı eylemde bir sonraki aşamanın aslında var oluşunu güçlendiriyorlar, onu yaşatıyorlar. Yirmili yaşlarda bir genç her zaman dünyayı değiştirebileceği ve onu kendi azmiyle yenebileceği hayalleri kurarak uykuya dalar. Çünkü o yırtıcı bir ruha sahiptir. Geçmişin ona verdiği zararları aynaya baktığında göremez. Kendini kanıtlamak ister, tutkuyla doludur zira bu yeterlidir yenilmemek için. Ya da öyle olduğunu düşünür. Kurulan bu düzen bir çok hayali, mutlu yaşamı, sevgiyle dolu kalpleri üzer ve onları farklı amaçlar uğruna oradan oraya savurur. Bir an gelir ki, nerede olduğunu zamanın ona söylemesiyle fark eder. Geleceği ve geçmişi siktir eder. Sadece bu anı yaşamak uğruna, içinde bulunduğu vakti özümser. Kaygıların uzunca bir yol izler hayatında, seninle birlikte yapar yolcuğunu, her anında düşünürsün yol arkadaşını. Geriye baktığında değiştiremeyeceğin o kötülüklerin tümünü özümse, seni yarı yolda bırakan tüm kaderi ellerinde tut ve kocaman bir gülücük at ona. Çünkü aradığın o her şey bulunduğun "şuan" da gizlidir.
1000Kitap