Her şey gider ve geri gelir; varoluşun çarkı hiç durmadan döner. Her şey ölür ve tekrar canlanır, varoluş hep sürer. Her şey kırılır, her şey yeniden birleştirilir; varoluşun evi hep aynı şekliyle inşa edilir. Her şey ayrılır, her şey yeniden selamlaşır; varoluşun dairesi kendisine hep sadık kalır.
Varoluş her an yeniden başlar.
Gece oldu. İçimden bir arzu doğuyor bir kaynak gibi ve konuşmak istiyorum. Gece oldu. Şimdi daha yüksek sesle konuşur tüm çağıldayan pınarlar. Benim ruhum da çağıldayan bir pınar. Gece oldu, şimdi yeni uyanır aşıkların şarkıları. Benim ruhum da bir aşığın şarkısı.
Böyle şarkı söyledi Zerdüşt.
Zerdüşt sözlerini bitirip kalabalığa baktı ve sessiz kaldı. Kendi kalbine "İşte orada duruyor ve gülüyorlar. Beni anlamıyorlar, ağzımdan çıkan sözler bu kulaklara göre değil," dedi.
Sosyoloji disiplinin nasıl ortaya çıktığını aşağı yukarı bütün kaynaklar yazar fakat nasıl geliştiğini, dönüm noktalarını, bugünkü ilerleyişini yalın ve zengin bir içerikle anlatan kaynaklar bulmak biraz sancılı bir süreç. Bu anlamda yeni başlayanlar ya da sosyolojiye dair bir alt yapı oluşturmak isteyenler için oldukça verimli bir eser.