Tanrı ölmez, O dilerse görünür bir müddet,
Kaybolunca O’nu kalbinde bulur her millet.
Biliyormuş kaderin cilvesini evvelce,
Bütün ecrâm-ı semâ yasla büründü o gece.
Yaklaşan bir acı önce güneşi korkuttu,
Ay tutuldu diyemem, gökyüzü mâtem tuttu.
Ata geçtin ebedin mevki-i müstahkemine
Bir direktif veriyor arza, beşer âlemine!
Bize ilhâm ile isâl ediyor her haberi,
Ki O’nun kudret-i külliye, emirber neferi.
Bağladı dâr-ı fenânın ebede telsizini,
Güdelim açtığı yollardan mübârek izini.
Atatürk’ün beşere sunduğu peymânı budur:
Atatürk’e inananlar er olur, sulhu korur!
Her dönemde barışı ve sulhu ön plana çıkarmak ister. Savaştığı epilepsi hastalığı da pek çok medrese değiştirmesine neden olur ve çok kişiden beslenme fırsatı bulur. Ne kadar dili zaman zaman sert de olsa o Neyzen Tevfik ünvanını almayı başarmıştır. Hicvi ile ön plana çıkarak hazır cevap olması ile bilinir...
Uzaklaştı yazın demleri
Kış da sahile yanaşır usul usul
Derdi nedir bu döngünün
Renklerin canı sıkılır
Esintiler birbirleri ile yarışır
Kazanan olur mu senelerde
Kapanınca pencere sesler dinmez artık
Tıkır tıkır salınır düşünceler
Girdap yeniden
Renkler değişir hızlar yarışır
Kazanır adı akan
Son olarak bakıyorum yine
Uzunca solan parlak hislerime
Kimi yerli kimi yersiz
Kavruldukça sertleşir fikirler
Sefer yolu kilden kinli durur
Poetron
02.11.2025
Nezaketi görürüz sade dudak büzüşlerde
Dik duruş göstergesi
Saygıyla açılan boşlukların
Odaklı işler kararmadan
Gül dile geldi sözsüz
Salınımları dünya hareketleri
Daha derine giden yudumlar
Bilek dibi çene altına hevesli
İşaret parmağı burun ucuna
Aralarında kazanan var mı
Sualsiz bilinenler
Poetron
25.10.2025
Gelirsin gülen bir çiçek
Karşılar seni
Dayar omzuna sevgisini
Uzunca konar durur
Ara ara buseler kurur
Gerçeklik sarar her yanını
Durur mu an
Ya da isteklerin
İlaçlar karşılasa da
Bilirsin ya özdeki çıkmazı
Gerçek olan
Tenden ayrılmaya yüz tutmuş
Küçücük bir umut
Koca koca kimselerin
Kaldıramayacağı
Anlayamayacağı
Kadar küçük
Poetron