Hezarfen ,kuşkusuz geleneksel inancı yansıtır , kötülükleri Allah'ın darlık ve pahalılıkla cezalandırdığına inanır. 1584'teki karışıklığın kaynağında gümüş akçanın yüzde yüz düşüşünün yattığından haberi yoktur.
Köprülü'nün ölümünde , Fazıl Ahmed Paşa ile padişah huzurunda Şeyhülislam Mehmed Efendi şu itirafta bulunmuş : "Öldüğü eyi oldu, zira nahak yere çok kan dökmüştü." demiş.Fazıl Ahmed: "Her kimi katl etti ise cümle alem senin fetvanla katl etmişti." deyince, Mehmet efendi,"Şerrinden korkardım, onun için fetva verdim." deyince, Köprülü oğlu, "Sen Allah'tan korkmayıp mahluktan korkarak ilm u diyanete layık mıdır?" karşılığını vermiş. Padişah , Fazıl Ahmed'i haklı bulup kendisinden yeni şeyhülislamı teklif etmesini istemiştir.
Köprülü'nün meşrebi bu idi; kahredeceği adama güler yüz gösterirdi, asla gazaba gelmezdi." Hiddetini açığa vurursa o kişi umuda kapılır, demiştir. Bu arada Köprülü, padişaha Siyavuş aleyhinde bir telhis gönderdi. Siyavuş hayatı için umuda düşüp huzura çıkınca padişah, telhis gereği Siyavuş’u payladı, hatalarını yüzüne vurdu ve “kaldırın” diye huzurundan koydu. Siyavuş tutuklandı ve idam olundu.”
Osmanlı idaresinde bozukluklar üzerinde telhis yazan namuslu küttâb (bürokratlar) ,Osmanlı devlet düzeninde kopmuşluğun başlıca kaynağını rüşvette bulurlar.