Önümde bardaklar, çiçekler dönmeye başladı; bayılacak gibi oldum. Ama toplum içgüdümüz öylesine güçlenmiştir ki, ilgilenmezmiş gibi görünerek ölmeyi bile başarırız belki.
Kadınlar birer büyük çocuktur Marcenat. Masal duygularını yitirmemişlerdir. Hem onlar için gerçek yaşamın çerçevesi öylesine dardır ki, hep sıyrılmak isterler bundan.
Her şeyden önce içinde bulunduğu anda yaşadığını söylemiştim. Gereksinim duydumu geçmişi ve geleceği yaratıyor, sonra da yarattığıni unutuyordu. Aldatmaya çalışmış olsaydı, sözlerini birbirine bağlamaya, hiç değilse bunlara bir gerçeklik havası vermeye çalışırdı; oysa bu çabaya katlandığını hiç görmedim.
Yalnızdık, birbirimizi seviyorduk. Gelip geçiciydiler, ama yanmıyorum bu anlara; son ezgileri hâlâ yankılanıyor içimde, kulak verdiğim, bugünün gürültülerini de susturduğum zaman, şimdiden can çekişen seslerini hâlâ seçebiliyorum.