Beynimizin birçok alanını kapsayan ayna nöron sistemi sayesinde kompleks sosyal ve bedensel hareketleri izleyip taklit edebilir ve diğer insanlardan öğrenebiliriz. Fakat ayna nöron sisteminin muhtemelen bundan daha hayret verici bir görevi daha olabileceğine dair kanıtlarımız da var: Söz gelimi, çamurdan heykel yapmak için ilk denemelere giriştiniz. Çamuru nasıl şekillendireceğiniz konusunda daha önceden bir deneyiminiz ve bilginiz olmadığı için, deneme yanılma yöntemiyle işe başladığınızı düşünelim. Elbette ilk denemeler pek verimli sonuçlar vermeyecektir. Zira çamura belirgin bir şekli verebilmek, kafanızdaki formu elleriniz ve alet edevatınızla o çamura yansıtabilmek ilk etapta çok zor olabilir. Fakat denemelere devam ettiğiniz sürece beyninizde ilginç bir şeyler olur. Ayna nöron sisteminize dahil olan devasa sinirsel ağlar, çamurun davranışını "aynalayarak" öğrenmeye başlar. Çamur ile giriştiğiniz her temas, her minik deneyim parçası, bu sistem tarafından dikkatle izlenerek çamurun "ne yapacağı" konusunda tahminler üretmeye başlar. Ustalaşma süreci adım adım devam ettikçe beyninizdeki bu devreler adeta "çamurun bir kopyası" gibi davranarak zihniniz içinde çamurun nasıl bir davranışla yönlendirilebileceğine dair size etkin bir rehber haline dönüşmeye başlar. Bu, büyük oranda beynimizde çok gelişmiş durumda hazır bekleyen ayna nöron sisteminin marifetidir ve uğraştığımız her ne ise onu "aynalayarak", o konuda ustalaşmamızı sağlayacak yeni karar ve simülasyon devrelerini geliştirmekle meşguldür.
her şeyin sonunu belirleyen, seni vaktiyle bir araya getiren ve şimdi de çözülmenden sorumlu olan şeydir. Her ikisinden de sen sorumlu değilsin. Bu yüzden zarafetle ayrıl sahneden, zira seni sahneden alanda da var aynı zarafet.