Herkesin içinde açığa çıkarılmayı bekleyen, minik de olsa bir iyilik vardır. Bu iyilik katillerde de, bizim serseri olan anti-kahramanımız Alex’de de vardır. Bu distopya kitabımızda genel olarak bundan bahsedilir. Kitapla alakalı tek eleştirim dili çok kaba.
!!SPOİLER İÇERİR!!
Konuya başlamadan önce, bu incelemeyi 3 e böleceğim. İyi okumalar.
1. KISIM GÜZEL GÜNLER
. Alex, kendi kurduğu çetenin lideridir. Çetede Georgie, Pete, Aptalof ve Alex vardır. Bu 4 lü yaşlıları döver, kitapları yırtar, soygun yaparlar. Çetenin içinde bir “ÖZGÜR İRADE” arayışı vardır. Alex’in çetesindeki diğer 3 kişi, Alex’in emirlerinin dışına çıkmaz ve ne derse aynen yaparlardı. Tabiri caizse canlı kuklalardı. Bir gün Korova Sütbarı’nda Bıçaklı Süt içen çete, Aptalof şarkı söyleyen kadına el hareketi tarzı bir şey yaptığı için Alex, Aptalof’a sağlam bir geçirir. Bundan mütevellit çete artık Alex ve emirleri sorgulamaya, başta Aptalof olmak üzere Georgie de kendi başına buyruk davranmaya başlarlar. Çete, bir doygun yapmaya karar verir. Kedileri ile yaşayan zengin bir kadını soyacaklardır. Soygun, Alex tarafından her zamanki gibi “telefonla birini aramam lazım”, “Arkadaşım kötü durumda” tarzı yalanlar söyleyecek, ev sahibi kapıyı açık bırakacak, çete de kadını bayıltıp evi soyacaktı. Ama bu sefer soygun ters gider. Kedi ve kadınla dövüşen Alex, kazara kadını öldürür. Evden kaçacaklarken Aptalof, Alex’i satar ve bayıltır.
2. KISIM ZOR GÜNLER
Alex, Aptalof tarafından satıldıktan sonra uzun bir süre hapiste kalır. Tam 14 yıl ağırlaştırılmış hapis yer. Bir gün suçlulara yeni bir sistem getirilir. LUDOVİCO sistemi denilen bu tedaviye göre 15 gün boyunca, suçluya vahşet izletilir. İşkenceler, koparılan kafalar ve bol kan gösterilir. Bu görüntüler hastada ters psikoloji yaratıp onu iyiliğe yönlendirir.