Agatha Christie ile tanışma kitabım oldu ve yazarın kalemini, zekasını çok beğendim.
Polisiye sevenler buraya sevmeyenler de şans versin, yazarın okuyucuyu bu denli sürükleyip son dört sayfada her şeyi gün yüzüne çıkarması ustalık ister. Katil kim diye tahmin yürütmeye kalkışmayın yanılıyorsunuz.
Kendinizi bir çıkmazın içinde bulacak ve çözmeye çalışacaksınız ama iş o kadar kolay değildir.Kitabın kısa olması bir çırpıda bitirtecek ve sıkmayacaktır.Okurken aklıma vampir köylü oyunu geldi herkesin birbirini suçlayıcı argümanlar sunup katilin kim olduğunu bulma çabası.
Sadece bir gününüzü anlatın desem kaç sayfa şey yazabilirsiniz. Aytmatov gibi bir yazar ise sayfalarca..
Yazarla daha önce Beyaz Gemi adlı eseri ile tanışmıştım bu eserle ise evine misafir oldum, okudukça sayfaların akması olayların birbirinden bağımsız olup bu denli bağlanması takdire şayan gerçekten.
Dönemini yansıtmayan, hayattan bir şeyler okumadığım kitaplar bana kolay kolay geçmez. Eserin ilk sayfalarından itibaren yazarın yaşadığı çevreden ne kadar etkilendiğini dönemine ışık tuttuğunu hissederek okuyacaksınız.
Savaşlar,dağılmış hayatlar, yaşama tutunma çabaları ve dönemin siyasi durumu gibi pek çok konuyu yüzümüze vura vura anlatıyor.
Olayları anlatırken geçmişe gidip başka bir olaydan bahsedilmesi ve her seferinde yeni bir hayat tecrübesinin bizlere sunulması eserin ayırıcı özelliği.
Düşünce suç mudur ? Zamanın şartlarına göre evet suç diyeceğim ama bana sorarsanız düşünce suç değildir, eyleme geçmediği müddetçe.
Yazarın dili çok sade olayları anlatış biçimi ve betimlemeler ile edebi bir kitap olmayı başarmış diyebilirim.