Pia Mater
Uzun soluklu bir okuma sürecinden sizlere bir kitaptan bahsedeceğim.
Güçlü finali, beklenmedik ters köşe sonu ve psikolojik gerilimli bir eseri okumanın vermiş olduğu his ile kitap okumanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu anlatmak istiyorum.
Yazarın okuduğum ikinci eseri, bizim toplumumuzdan ve bizden biri hala hayatta ve öğretim görevlisi o zaman neden tanışma fırsatımız olmasın.
Öncelikle insan beynine ve nasıl çalıştığına dair meraklarınız varsa, bunları akıcı ve bağlantılı olay örgüleriyle okumak istiyorsanız doğru yerdesiniz demektir.Çünkü eser tam bir Nöro-Roman yani sinirbilimsel gerçeklerin belli bir kurgu ve hayali karakterler eşliğinde okuyucuya sunulması; Kitabımız tam olarak bu şekilde kurgu deniliyor çünkü yazarın hayal gücünün eseri, hayali karakterler deniliyor zira her aldığı kokunun rengini gören Alef karekteri, belki de gerçek hayatta bu karakterler vardır.
Kim bilir !
Kitabı okurken yer yer sıkıldım çünkü bazen çok gereksiz ayrıntılar verildi bazen de bir bilgiyi verebilmek için konu bağlamından uzaklaşıyor gibi hissettim ama genel itibarıyla okurken çok zevk aldığım bilgiye ve gerilime doyduğum bir okuma süreci oldu.
Her bir karakter kendi içinde derinlikli her bir olay başka bir olayla bağlantılı olunca dikkatli bir şekilde okunması gerekiyor bu yüzden sakin bir kafayla ve sindirirek okumanızı tavsiye ediyorum.
Yazar bir nörobilimci olduğu için bu roman, bilim ve felsefenin birleştiği psikolojik bir yolculuk aslında.
Roman, insan beyninin derinliklerinde geçen sembolik bir hikayeyi anlatıyor. Başkarakterin kimlik arayışı,kadın erkek ilişkilerini,duygularımızın biyolojik kökeni,bilinç ve bilinçaltı gibi konularla iç içe örülmüş Pia Mater zihnin en derin katmanlarını yani insanın özünü anlatıyor.Zaten kitabın ismi de beynin en iç
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
Bir çırpıda okunabilecek okurken üzerine düşünmeniz gereken kısa ama etkili bir okuma sürecine tanıklık edebilirsiniz.
Yazarın dili, olaylara bakış açısı ve üslubu kitabı çok rahat okunabilir kılmış.Okurken yeni dünyalara kapı aralarken edebiyat, dünya,aşk ve sanata bakış açısına dair bir çok aforizma okumaya hazır olun zira istemezseniz de kendinizi içinde bulacaksınız.
Belli bir konu yok olay da yok konuşma var fikir var röportaj var peki nasıl sürüklüyor diye sorduğunuzu duyar gibi oldum tabi ki içten konuşmalar ve fikirler...
Aslında Şükrü ERBAŞ denilince şiir ve şiir kitapları geliyor akla ama bu eser deneme tarzında yazılmış.Eserin sonunda bir Proust anketi var okuyan herkesin kendisine sorması gereken sorular olduğunu düşünüyorum.Hatta bir soruyu sorayım sizlere bakalım cevaplar neler olacak.
-Öldünüz ve dünyaya geri geleceksiniz hangi eşya olarak gelmek istersiniz ?
Cevapları yorumlara yazabilirsiniz
Son olarak eseri okurken kimi yerde kendi düşüncelerimi buldum, kimi yerde hiç düşünmediğim şeylere dokunup durdum. İnsanları, hayatı, sevgiyi, acıyı anlatırken aslında bize kendimizi gösteriyor. Bazen hüzünlü, bazen umutlu ama hep insana dair ne güzel değil mi böyle yazarlarımızın hala olması.
Keyifli okumalar dilerim
Sitem TaşlarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınları · 2023588 okunma