Büyük bir beklenti ile alıp istediğim verimi alamadığım bir okuma süreci oldu maalesef.
Aslında beklentim yüksek olmasaydı beğenirdim büyük ihtimalle ama işte hayatta da bazen öyle olmaz mı ? Çok övülen bir mekana gider ve aslında abartıldığını düşünürüz ya oysa plansız bir şekilde mekana denk gelseydik belki daha çok beğenecektik...
Okurken çok kederlendiğim ana karakter için üzüntü duyduğum günün sonunda Küba edebiyatı ile tanıştığım bir eser oldu.
Kitap dili bakımından çok akıcı değil belki de çeviriden kaynaklı tam bilemedim.Konusu ise dikkat çekici Küba'nın sürgün edebiyatı. Bakımevinde yaşayan her karakterin renksiz ve sorgulayıcı hayatı,bakımevi için tersten işleyen Amerikan rüyası denilebilir.
Bakımevi hayattan umudunu kesmiş insanların sığındığı,kıyıda köşede kalmışların hikayesi;
William ise umudunu burada aramaya başlar ve Francis ile tanışır ve içindeki boşluk duygusu yerini hayal kurmaya, şarkıları mırıldanmaya bırakır bu kadar spoiler yeter bence :) geri kalanı için meraklıları okumaya davet ediyorum.