Pınar Aydoğan

Pınar Aydoğan
@Puraj
Wie viel ist aufzuleiden!
Sevgi neydi? Sevgi emekti.
Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etken ilgidir.
Sayfa 34 - Say Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tanrı, Yunus ve sevginin özü
Tanrı, Yunus'a sevginin özünün, bir şey için harcanan «emek», «bir şeyi büyütmek» olduğunu, sevgiyle emeğin ayrılamıyacağını anlatır. Kişi, uğrunda emek harcadığı şeyleri sever ve kişi sevdiği şeyler için emek harcar.
Sayfa 35 - Say Kitap
Olgunlaşmış Sevgi
Çocuk sevgisi, «seviyorum çünkü seviliyorum» ilkesine dayanır. Büyüklerin sevgisinin ilkesi, «seviliyorum çünkü seviyorum»dur. Olgunlaşmamış sevgi «Seni seviyorum, çünkü sana gereksinimim var» der. Olgunlaşmış sevginin söylediği ise «sana gereksinimim var, çünkü seni seviyorum»dur. Sevme yetisinin gelişmesi, sevgi nesnesinin gelişmesiyle yakından ilişkilidir.
Sayfa 47 - Say Kitap
Ruh ölmez...
Ruhu çökertebilir ve eğebilirsiniz. İncitip derin yara izleri oluşturabilirsiniz. Üzerinde hastalık lekeleri, korku ürünü yanık işaretleri bırakabilirsiniz. Ama o ölmez, çünkü altdünyadaki La Loba tarafından korunur. O, kemikleri hem bulur hem de yaşatır.
Sayfa 49 - Ayrıntı Yayınları
Toprak Ana*
Yaşlı kadını iki milyon yaşında kusursuz bir kadın olarak hayal edin. O, yerin hem altında hem de en tepesinde yaşayan özgün Vahşi Kadın'dır. İçimizde, dışımızda, her yanımızda yaşar; onunla çevriliyizdir. Çöller, ormanlar ve evlerimizin altındaki yer, iki milyon küsur yaşındadır. Kadınların toprağı kazmaktan böylesine derinden hoşlandıklarını görmek beni hep etkilemiştir. İlkbahar için çiçek soğanları ekerler. Kararmış parmaklarını çamurlu toprağa sokarak keskin kokulu domates fideleri ekerler. İki milyon yaşındaki kadına doğru kazdıklarını düşünürüm. Onun ayak parmaklarını ve pençelerini ararlar. Onun kendileri için bir armağan olmasını isterler, çünkü onunlayken kendilerini bir bütünün parçası gibi ve huzur içinde hissederler.
Sayfa 48 - Ayrıntı Yayınları