İnsan açgözlü bir yaratık doğru fakat bazıları ise yalnızca hayatta kalmak için "Daha!" diyor. Ya daha ya hiç belki de.
Merakla ne zaman okurum diye düşündüğüm yazar Hakan Günday, kitaptaki bölüm adlarıyla -sfumato,cangiante,chiaroscuro- baştan gönlümü çalmış oldu bile.
Kitabın ilk cümlesi de bir hayli iddialı ve akılda kalıcıydı "Babam bir katil olmasaydı, ben doğmayacaktım..."
Ne yaşadın böyle acaba??? soru işaretlerini peşinden getiriyor. Sonra okudukça, sayfaları çevirdikçe soruma cevapları çatır çatır alıyorum. Hatta diyorum ki sormasaydım daha mı iyiydi...
Sfumato bölümünde Gazâ ve çevresindeki leşlikleri tanıdıktan sonraki bölümlerde kitabın seyrinin değişmesi beni oldukça şaşırttı. Hele ki tam oh ne güzel, harika dediğim an... İşte o an... Neyse okuyun bence. :))
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma
Geçmişin sanatı, eskiden olduğu gibi değildir artık bugün. Yetkesini yitirmiştir. Onun yerine bir imgeler dili oluşmuştur. Şimdi önemli olan bu dili kimin, ne amaçla kullandığıdır.
“Dünyanın yaşamından bir an geçer! O anı gerçekliğiyle yakalayıp resme geçirmek, bunu yaparken her şeyi unutmak! O anı yaşamak, duyarlı bir levha olmak... zamanımızdan önce olan her şeyi unutarak gördüklerimizin imgesini yansıtmak...”
Her resimin biricikliği bir zamanlar bulunduğu yerin biricik olmasından kaynaklanıyordu. Resim bir yerden başka bir yere taşınabilirdi. Ama hiçbir zaman aynı anda iki yerde birden görülemezdi. Fotoğraf makinesı, resmin fotoğrafını çekerek resmin imgesinin taşıdığı biricikliği ortadan kaldırmış oldu. Bunun sonucunda resmin anlamı değişti. Daha kesin söylersek resmin anlamı çoğaldı, birçok anlama bölündü.