İlber Ortaylı: Devre göre değişir. Bir ara Fransızcaydı, bir ara Latinceydi, Cengiz Aytmatov Rusça yazıyordu mesela. Rusya'da iki dilli yazarlar kendi dillerini de iyi biliyorlar. Bizim yazarlarımız ise kendi dillerini bilmiyor.
Hayvan Çiftliği, Bir Peri Masalı. Kitabın alt başlığı böyle. Bana göreyse Hayvan Çiftliği, Bir acı gerçek...
Kitap tamamıyla allegorik bir eser olmasına rağmen sizi içinde yaşıyormuşsunuz duygusundan alıkoymuyor. İnce bir kitabın içine ardı arkası kesilmeyen içler acısı olaylar sıralanmış gibiydi. Öyleki anneme kitabı anlattığımda kalın bir kitap sandı. Böyle kitapları okurken ister istemez üzülüyorum, ruhum daralıyor. Çünkü gerçekler rahatsız edicidir.
Hayvanlara yüklenen anlam çok zekice işlenmişti. Her hayvanın neredeyse ayrı bir görevi vardı. Boxer şakşakçı, Benjamin gerçekleri görse bile etliye sütlüye karışmayan, Squealer laf ebesi,.. Sanırım bir koyunlar kendi rollerinde oynuyorlar.
Kitabın sonuna kadar bekledim, bir isyan, bir ayaklanma çıkar mı diye... Ama hazin sonla bitti.
Yine de verdiği mesaj açısından gayet etkileyici bir sondu.