Şeyma

Şeyma
@Purpleink
Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır..
Yadsımak başaramamaktır. Urras'ı terkeden Odocular yanılmışlardı, tarihlerini yadsıyacak umutsuz cesareti göstermekle, dönüş olasılığından vazgeçmekle hata etmişlerdi. Geri dönmeyen, ya da haberini iletecek gemileri göndermeyen kâşif, kâşif değildir, olsa olsa bir maceracıdır; oğulları da sürgünde doğar.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
İnsanın sevmediği bir işi yapması ahlak dışı değil miydi?
Sayfa 49·Kitabı okudu
Edebiyat
Tartışıyorlardı, çünkü tartışmayı seviyorlardı, kısıtlayıcı bağlardan kurtulan aklın, olanakların oluşturduğu yollar boyunca akıp gitmesini, sorgulanmayan şeyleri sorgulamayı seviyorlardı. Zekiydiler, akılları şimdiden bilimin açıklığıyla yoğrulmuştu ve on altı yaşındaydılar.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Edebiyat
"Dostlarım ve yoldaşlarım, dini kurumuş olduğu halde inançlara boğulmuş olan millete yazık! Yazık o millete ki, dokumadığı şeyi giyer, ekip biçmediğini yer, hasat etmediği tohumun ekmeğiyle beslenir, kendi cenderesinden çekmediği bir şaraptan içer. Yazık o millete ki, zorbayı bir kahraman gibi alkışlar ve gösterişli fatihi hayırsever sanır. Yazık o millete ki, rüyasında küçümsediği tutkuya uyanıkken boyun eğer. Yazık o millete ki, sesini sadece cenaze törenlerinde yükseltir, sadece yıkıntılar arasında kibirlenir ve sadece boynu kılıçla kütük arasındayken başkaldırır. Yazık o millete ki, devlet adamı bir tilki, filozofu bir hokkabaz, sanatı yamama ve taklit sanatıdır. Yazık o millete ki, yeni hükümdarını borazan sesleriyle karşılar ve bir sonraki hükümdarını da borazanlarla karşılamak için, onu yuhalayarak uğurlar. Güçlü adamları henüz beşikteyken, bilgeleri yıllarca susturulan o millete yazık! Ve her parçası kendini bir millet sanan, o bölünmüş millete yazık!"
Felsefe-Düşünce
Ama bugün OLMAK, meczuba yabancı olmadan akıllı olmaktır; zayıfın yıkımına sebep olmadan güçlü olmaktır; küçük çocuklarla oynamaktır, ama bir baba gibi değil, onların oyunlarına katılmak isteyen bir arkadaş gibi. Yaşlı erkeklere ve kadınlara karşı yalın ve içten olmaktır, siz baharla birlikte yürüyor olsanız da, yaşlı meşe ağaçlarının altında onlarla oturmaktır. Yedi nehir ötede yaşıyor olsa da, bir şairi aramaktır ve onun huzurunda bir kuşkunun gölgesi düşmeden, dudaklarınızda en küçük bir soru olmaksızın barışık ve hoşnut olmaktır. Aziz ile günahkarın ikiz kardeş olduklarını kavramaktır, babaları bizim Bağışlayıcı Kralımız ve ikisinden biri öbüründen sadece bir süre önce doğdu diye Veliaht Prens saydığımız.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Reklam