Ne kadar ilginçtir ki , bazı anılar insanı nerede olursa olsun, alır götürür her şeyin başladığı yere. Eve! Herkesin bir şekilde bir evi olmuştur. Ve her şey orada başlar. Kapılarının kilitlenmesinin hoş görülmediği o evlerde. Samimiyetin bozdurulup harcanabildiği o evlerde. Herkesin, birbirini dinlediği ama duymadığı bir evi olmuştur elbet!
Artık sadece Avrupalının, Batılı adamın bakışıyla değil de, dünyaya kendiliğinden görülebildiği haliyle, bütünlüğü ve birliğiyle, herkesin ayrı ayrı gözleriyle bakmak... Yani Afrika, Asya, Avrupa, Latin ve Kuzey Amerika insanlarının gözleriyle... Oluşuma katkıda bulunan, bu vazife uğruna el ele kenetlenen, beynini ve kalbini buna hasreden bütün o kimselerin gözleriyle... Bir eşi daha bulunmayan bu macerayı yaşamış olan bütün insanların gözleriyle...