O ,artık her zaman buraya gelecekti. Bir güneşin cazibesine kapılmış, hayatiyetini ondan alan bir seyyare gibi , o hep bu mihverin, şimdi sobası gürül gürül yanan şu odanın etrafında dönecekti. Ondan kopup ayrılması için ,bu his nizamını bozacak ,onu bu mihverden söküp ayıracak bir kıyamet kopması lazımdı.
Fakat onun hayatı , parlak göğü altında uçsuz bucaksız dalgalarını sonsuz bir aşk kasidesiyle sürükleyen deniz hayatı gibi ferahlık dolu ,sevinç dolu ve lacivertti.