Yapabilse, onu yalnızca irade gücüyle orada tutacak, çekip geri alacak. Mary bu duyguyu tanıyor; o da hissediyor; yaşamış; belki de sonsuza kadar, yaşamaya devam edecek. Yatağın yanında oturan, çocuğunu tutmaya, bırakmamaya çalışan kadın kendisi olmuş çok kereler. Hepsi boşuna. Verilen şey her an geri alınabilir. Acımasızlık ve yıkım her an köşe başında, sandıkların içinde, kapıların ardında seni bekliyor.
Bu reddedişte sosyal ve felsefi bir neden de var, diyerek sürdürdü sözlerini Ségur, yine bağırarak. Eşcinseller asırlardır kapalı kaldıkları bir dolaptan henüz çıkmışlardı. Var olmak için mücadele ettiler, savaştılar. Ve nihayet görünür oldukları zaman, onlara bunun yalancı bir sevinç olduğu, ölüm korkusuyla tekrar gölgeye çekilmeleri gerektiği söylendi. Bu imkânsız.
Bir hayvan olmadığını biliyorum; yani öyle pençeleri filan olan bir hayvan demek istiyorum. Korkunun olmadığını da biliyorum. Ancak insanlardan korkmadığımız sürece.
Nedenini çok iyi biliyorlardı. Bıçağın canlı bir gövdeye inmesi, yaşayan gövdeyi parçalanması korkunçtu da, ondan; kanın akmasına dayanılmazdı da, ondan.