Nihal kendisinde, terk edilmiş, böyle uyuyan bir denizin sessiz kenarına bırakılıvermiş, sonsuz bir unutuluşa mahkum bir çocuk hüznünü duyuyordu. Hayatta bütün sevdikleri insafsızlar birer ihanetle onu itmişler, reddeylemişlerdi; dünyada yapyalnız, tek başına bırakılmıştı.
Evlerimiz ne kadar kasvetli ve gri olursa olsun, biz etten kemikten yapılmış insanlar çok güzel de olsa başka bir ülkede yaşamaktansa kendi topraklarımızda olmayı tercih ederiz. İnsanın evi gibisi yoktur.
Sayfa 18 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu