Çaresizlik içinde açlıktan ölmekte olduğu ve kimsenin onu yemeğe davet etmediği günleri hatırladı. Yemek davetine o zaman ihtiyacı vardı,kimse yemeğe davet etmediği için zayıf düşmüş ve incelmişti,safi açlıktan kilo vermişti. Çelişki buradaydı. Yemek istediğinde kimse yemek vermiyordu fakat şimdi yüz binlerce yemek alabilecek durumdayken, iştahı kaçmaya başlamışken üzerine yemek daveti yağıyordu. Ama neden? Martin'in gözünde bunda adalet, erdem yoktu. O değişmemişti. Yaptığı bütün işler o sırada yapılmış işlerdi.