Olay örgüsünü Ertuğrul Gazi ile başlayan süreçten Osman Bey'in amcası Dündar ile olan rekabetine kadar getirmek başlıbaşına bir tarihçi işi.Dolayısıyla normal zamanda bir tarihçiden bekleyebileceğimiz bu işi,Kemal Tahir anlatıyı 600 sayfadan biraz uzun tutarak ve bu sırada eğer ben okuduğumu yanlış anlamadıysam kronolojik hata namına sadece Orhan Bey ile Ertuğrul Gazi'yi çağdaş göstermek hatasına düşerek -araştırabildiğim kadar Orhan Bey,Ertuğrul Gazi öldükten bir yıl sonra doğuyor esasında- gayet güzel başarıyor.Türk Dil Kurumu ödülünü de almış.
Ertuğrul,Osman ve Orhan Beyler üzerinden Bey olmanın,Lider olmanın zorluklarını; Kerimcan üzerinden de o devirde herkes erkekten belli bir oranda savaşçılık hüneri beklerken,bilgiye gönül vermişliğin yarattığı çelişkinin o erkek kişisi üzerinde doğurduğu baskıyı gösteren çok katmanlı bir eser.
Kerimcan en sonunda "Siyasetnâme" 'yi (Nizamülmülk?) yeniden eline alabilecektir.