Ve ben onun, yani dünyanın boşattığı yerde kendi dunyami kuruyor, oradan bir seraba bakar gibi ince bir dehlizde sükûn ve ucu kırık bir sızııyla yürüyor, bakıyor, duruyor. “Yıkanır, dinlenir , duru ve güler.” Diyen Haşim i kimsenin olmadığı kadar anlıyordum.
Dert, onunla yaşayacağını düşünmektir; gelip geçicilik dert değildir, diye düşünürdüm. Yarın ya da öbür gün ya da gelecek ay ölecek olsam benim ne derdim olabilirdi ki. Dert, yaşamaktır.
Hepimizinki günübirlik hayatlar, hatırlayanın hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiçkimse ve hiçbir yerde olacaksın.