• exulansis 〄

• exulansis 〄
ᴛʜᴇ ᴄᴀᴘᴀᴄɪᴛʏ ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ ɢɪꜰᴛ; ᴛʜᴇ ᴀʙɪʟɪᴛʏ ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ sᴋɪʟʟ; ᴛʜᴇ ᴡɪʟʟɪɴɢɴᴇss ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ ᴄʜᴏɪᴄᴇ.
Genel anlamıyla bu, tüm geleneksel öğretiler için geçerlidir - ahlak ve din öğretileri için olduğu kadar, sağduyu ve yaşam bilgisi öğretileri için de. Tüm diller ve edebiyatlar, yaşamla ilgili, hem onun ne olduğuyla hem de insanın yaşamda nasıl davranması gerektiğiyle ilgili genel gözlemlerle doludur; bunlar herkesin bildiği, herkesin yinelediği ya da onaylayarak dinlediği, doğruluğu kendinden menkul savlar olarak algılanan ama insanların gerçek anlamını genellikle ancak acı bir deneyim sonunda kavradığı gözlemlerdir.
Sayfa 44
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Gerçekten de inanırlar, her zaman yüceltilmiş ve asla tartışılmamış şeylere inanan kişiler olarak. Ama davranışı düzenleyen canlı bir inanç anlamında bu öğretilere, onlara göre hareket etme noktasına kadar inanırlar.
Sayfa 42
Alıntı
Ama kuşaktan kuşağa aktarılan bir inanç haline geldiğinde, etkin değil edilgen bir şekilde edinildiğinde - zihin ilk başta olduğu gibi, inancın ona sunduğu sorular karşısında yaşamsal güçlerini kullanmaz olduğunda, formüller dışında o inanca dair her şeyi unutma, başkasının sözüne güvenerek kabul etmek bilinçli bir anlayışı ya da kişisel deneyimle sınamayı gereksiz kılıyormuş gibi onu donuk ve soğuk bir şekilde kabullenme eğilimi gittikçe artar; sonunda inanç, kişinin iç yaşamıyla neredeyse hiçbir bağlantı kuramaz hale gelir.
Sayfa 41
Alıntı
her inancın varoluşunda görülen bu dönemde, inancın temel ilkelerini her düşünüş biçiminde anlamış, önemli sonuçları açısından tartmış ve ele almış, bu inançla içli dışlı olan her zihinde ortaya çıkacak etkilerini, inancın kişilik üzerindeki tüm etkilerini yaşamış azımsanmayacak sayıda insan olur.
Sayfa 40
Alıntı
Bunun örneklerine neredeyse bütün ahlaki öğretilerin ve dini inançların deneyiminde rastlanır. Onları ilk ortaya atanlar ve onların doğrudan öğrencisi olanlar için anlam ve yaşam doludurlar. Bu öğretileri ya da inançları diğer inançlardan üstün kılma çabası sürdüğü sürece de anlamları, gücünden bir şey yitirmeden hissedilir, hatta daha bilinçli olarak algılanmaya başlar. Sonunda ya kazanır ve yaygın görüş haline gelir ya da gelişimi sona erer; kazanımlarını korur ama daha fazla genişleyemez. Bu iki sonuçtan biri ortaya çıkınca, konu hakkındaki tartışma tavsar ve yavaş yavaş ölüp gider.
Sayfa 40
Alıntı