• exulansis 〄

• exulansis 〄
ᴛʜᴇ ᴄᴀᴘᴀᴄɪᴛʏ ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ ɢɪꜰᴛ; ᴛʜᴇ ᴀʙɪʟɪᴛʏ ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ sᴋɪʟʟ; ᴛʜᴇ ᴡɪʟʟɪɴɢɴᴇss ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ ᴄʜᴏɪᴄᴇ.
Kendi öğretmenlerinden karşı tarafın savunularını, onların sunduğu biçimiyle ve onların sunduğu çürütmeler eşliğinde dinlemesi de yetmez. Savunulara adil şekilde yaklaşmanın ya da kendi aklıyla gerçekten ele almanın yolu bu değildir. O savunulara gerçekten inanan insanlardan dinlemesi gerekir bunları; onları içtenlikle savunan ve onlar için ellerinden gelen her şeyi yapan insanlardan. O savunuları en akla yakın ve inandırıcı biçimile duyabilmelidir; konuyla ilgili doğru bakışın karşılaşmak ve ortadan kaldırmak zorunda olduğu zorluğun tüm gücünü hissetmelidir. Yoksa bu zorluğu karşılayan ve onu ortadan kaldıran doğruluk parçasına hiçbir zaman gerçekten sahip olamaz.
Sayfa 37
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Davanın yalnızca kendi tarafını bilen, davayı pek az biliyor demektir. Gerekçeleri iyi olabilir, kimse de onların yanlışlığını gösterememiş olabilir. Ama eğer o da karşı tarafın gerekçelerinin yanlışlığını aynı şekilde gösteremiyorsa; hatta onların ne olduğunu bile bilmiyorsa, iki görüşten herhangi birini seçmesi için yeterli nedeni yoktur.
Sayfa 36
Alıntı
Ancak sonsuz ölçüde daha karmaşık konulara geldiğimizde -ahlak, din, politika, toplumsal ilişkiler, hayat işleri tartışılan her görüş lehine olan savunuların dörtte üçü, ondan farklı başka bir görüşü destekleyen görünürdeki kanıtların yanlışını ortaya çıkarmakla uğraşır. Antik dünya hatiplerinin biri hariç en büyüğü, hasmının savunusunu en az kendi savunusu kadar, hatta daha da büyük bir yoğunlukla çalıştığını kayda geçirmiştir.
Sayfa 36
Alıntı
Doğru şeye inanmanın birincil önemde olduğu konularda insanlar neye inanırlarsa inansınlar, bu inancı en azından yaygın itirazlara karşı savunabilmelidirler.
Sayfa 35
Alıntı
gerçek görüşün akılda yer aldığını ama savunudan bağımsız ve ondan etkilenmeyen bir önyargı şeklinde bulunduğunu varsayarsak- rasyonel bir varlığın gerçeği bilme biçimi bu olmamalıdır. Bu, gerçeğin ne olduğunu bilmemektir. Böyle bilinen gerçek, batıl inancın bir başka türüdür, bir gerçeği dile getiren sözcüklere kazara yapışmıştır.
Sayfa 35
Alıntı