İçinde bulunduğumuz çağda -ki "inançtan yoksun ama kuşkuculuktan ödü kopan" bir çağ olarak tanımlanmıştır ve insanlar görüşlerinin doğruluğundan değil, onlar olmaksızın ne yapacaklarını bilmeyeceklerinden emindir- bir görüşün açık saldırılardan korunması gerektiği iddiaları, bu görüşün doğruluğuna değil, onun toplum için olan önemine dayandırılır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Newton felsefesi bile eğer sorgulanamasaydı, insanoğlu onun doğruluğundan, şimdi olduğu kadar emin olamazdı. En sağlam inançlarımızın tek dayanağı, onların yanlışlığını kanıtlama konusunda tüm dünyaya yapılmış ve daima geçerli olan bir davettir.
Çünkü bir insanın bir konunun tamamını bilmeye yaklaşmasının tek yolunun, her türlü farklı görüşe sahip insanları dinlemek, her türden zihnin bu konuya bakış biçimlerinin tümünü incelemek olduğunu hissetmiştir. Hiçbir bilge, bunun dışında bir biçimde elde etmemiştir bilgeliğini; insan aklının başka bir şekilde bilgelik kazanması da doğasına aykırıdır. Kendi görüşünü başkalarınınkiyle düzenli bir şekilde karşılaştırma alışkanlığı, bu görüşün uygulamaya geçirilmesinde kuşku ve duraksama yaratmayacağı gibi, tam tersine ona haklı şekilde güven duyulmasının sarsılmaz tek temelidir.
İnsan hatalarını tartışma ve deneyim yoluyla düzeltebilir. Yalnızca deneyimle değil. Tartışma da olmak zorundadır ki deneyimin nasıl yorumlanacağı gösterilebilsin.