`Ve kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara atan kimsenin başına gelecek olanı anlat onlara: Şeytan yetişip yakalar onu ve o da, başka niceleri gibi vahim bir sapışla sapıp gider..`
`Kadın, çocuklarına sevgi ve şefkat verebilmek, onları şefkate doyurabilmek için kocasından sevgi, yakınlık ve ilgi görmelidir.` Bir ailede erkek sıradağlara benzer; kadın pınar, çocuklar da çiçek gibidir. Pınar dağlardan yağmur alıp onu özümlemelidir ki, çiçeklere billur sular verebilsin, ortalığı yeşilliğe boyayabilsin...
Eşitliğin belli bir konuda tahakkuku halinde-mefhum ve nitelik itibariyle de- herşeyin yolunda olacağı şeklinde bir zan uyanmıştır günümüzde. Meselinin bu boyutundan tamamen gafil olanlara göre, mesela geçmişte erkekler kadınlara zorbalık yapıyorlardı, ancak bugünde kadınlar erkeklere zorbalık yapabilmekteler, o halde mesele halledilmiştir. Zira "zorbalıkta bulunma" hususunda eşitlik sağlanmıştır! Eskiden, eşine ihanette bulunun taraf erkekti, yani sadece erkekler iffet ve takvaya önem vermiyorlardı. Bugünse hamdolsun(!) kadınlar da eşlerine ihanet edebiliyorlar, onlar da iffet ve takvayı önemsemeyebiliyorlar şimdi. Eh, bundan iyisi can sağlığı! Farklılığa ölüm! Yaşasın eşitlik! Eskiden gaddarlık ve acımasızlığın sembolü erkeklerdi; şirin şirin yavruları, iyi bir eşleri olduğu halde eşlerini terk edip çoluk çocuğu bir başına bırakarak yeni sevgililer peşine gidiyorlardı. Halbuki bugün, çoluk çocuk sahibi yılların evli kadınları bile herhangi bir dans partisinde herhangi bir erkekle tanışma sonucu yıllar süren evliligi bir kalemde silip atabilmekte, tam bir acımasızlık ve gaddarlıkla çoluk çocuğunu yüzüstü bırakıp yuvasını terk ederek zevklerini sürebilmektedirler. Oh ne alâ! Kadınla erkek arasındaki mesafe kapanmış ve "eşitlik" sağlanmış oldu baksanıza!
... Ve işte o zaman onları bir sarsıntı yakaladığında, "Ey Rabbim! diye duada bulundu, eğer dileseydin, daha önce de onları yok ederdin ve |onlarla beraber| beni de. İçimizden birtakım dar kafalıların yaptıklarından ötürü bizi yok edecek misin |şimdi|? |Bütün| bunlar senin bir sınamandan başka bir şey değil; ki onunla dilediğinin sapmasına fırsat verir, dilediğini de doğru yola sokarsın. Bizim velimiz/yakınımız sensin: öyleyse bağışla, bize acı, çünkü bağışlayanların en hayırlısı sensin!
‘
Doğrusu; Amerika nereye giderse gitsin... Beni ilgilendiren ve üzen nokta, ülkedeki bazı insanların şu koca dünyada bula bula Amerika’yı bulup onu örnek almalarıdır. Üstelik bundan bir de mutluluk duymalarıdır.. ’