Çocukluk yılları annesiyle çok yakın geçen annesi tarafından hep saygı görülen kral diye adlandırdığımız Kenan Baran, gerçekten bir kralın çöküşü hatta kitabın sonunda dahi yüzeye çıktı diyemem, ne kadar bir şeyleri son anda toparlasa da kral yine de kaybetti. Narsizmin vücut bulmuş hali diyebiliriz, hep onun kıymeti bilinecek, sorunları hep karşı taraf çözecek kitapta yazdığı gibi gerçekten çok tehlikeli bir hayat felsefesi karşı tarafa bir şeyler vermeyi bilmeyip hep alıcı taraf olmayı öğrenmiş. Çocukluk travmaları olarak düşündüğümüz zaman evet belki çok kızamıyor olabiliriz. ama sonrasında her şeyi elde etmiş. Ekonomik gücü fazla iyi ve herkesin gözdesi haline gelen bu adamın kendini bir nebze değiştirme durumu olmamakla birlikte aksine kendi hatasında bile karşı tarafdan kaynaklandığını söyleyip vicdanını rahatlatan bir profil, aslında çok öğretici bir okadar da yıpratıcı bir kitap oldu. sevilmek ile onaylanmanın aynı şey olmadığını, karizma para statü sağlam benlik olmadığını, aşk diye normalleşen bir çok şeyin aslında sağlıksız olduğunu…okurken anlayabiliriz.
İyi okumalar
Peri masallarında da kahramanlar hep keyif yapmaz,sürekli mutluluk içinde yüzmezler mutluluğu yakalayabilmek için çoğu zaman acı çekmeleri çok çalışmaları hayatla kıyasıya mücadele etmeleri gerekir.
Bu ara her gün gazetelerde karısını ya da sevgilisini öldüren erkekleri okuyoruz o adamların bir atımlık barutu kalmış. o kadınları çok sevdikleri için öldürmüyorlar zayıflar, güçsüzler, çaresizler… ellerindeki bir atım barutu da kullanmışlar o kadını da kaybederse hayata neresinden tutuncağını nasıl ayakta kalabilecegini bilmiyorlar korkuyorlar yani onları katil yapan içlerindeki bu büyük korku sizin barut da bir atımlık mıydı