Bize hiçbir şey yapmadılar,bizi tümüyle hiçliğin içine yerleştirdiler, çünkü bilindiği gibi yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapmaz.
Sevgi konusunda öğrenilecek bir şeyin bulunmadığına ilişkin düşünceyi doğuran ikinci önyargının ardında yatan tavır,sevgi sorununun bir yetenek sorunu değil, bir nesne sorunu olduğunu sanmaktan kaynaklanır. İnsanlar sevmenin kolay olduğunu, fakat sevecek -ya da sevilecek- doğru nesneyi bulmanın güç olduğunu düşünür.
Bir evden bir eve taşınmak bile ne zor iştir! İnsan bu kadar kabı kaçağı ne zaman topladığına şaşar. Onun için Kırgızlar, "Kendini yoksul sayma, taşınınca görürsün" derler.