Radyo Adam

Radyo Adam
@RadyoAdam
Kendi çapımda birşeyler karalıyorum işte...
Radyo Programcısı-Neyzen
Ankara
7 Temmuz
81 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Bugün Kurban Bayramı… Sabahın erken saatlerinde yükselen ezan sesiyle, birçok şehirde olduğu gibi Ankara’da da gönüllere sessizce bayram indi. Kimi bayram namazına yetişmek için daha güneş doğmadan çıktı evinden… Kimi bir fotoğrafa baktı sadece, kimi bir mezar taşı başında dualar fısıldadı. Bugün; bazı evlerde kahkahalar, bazı kalplerde sessiz özlemler var. Bayram bu… aynı sofrada çok kişiyi bir araya getirir ama herkesin taşıdığı hikâye ayrıdır. Çocukların ellerine harçlık sıkıştırıldı, anneler mutfakta, babalar göz ucuyla pencereye bakıyor belki… "Acaba bu bayram kim eksik, kim fazla?" Kim bilir hangi şehirde, hangi telefon bekleniyor sessizce... Kurban Bayramı… sadece bir ibadet değil, bir paylaşmadır. Yalnızlığını, yemeğini, vaktini, bazen de sessizliğini paylaşmaktır. Bugün belki kucaklaştıklarımız kadar,
1000 Kitap
Reklam
Bazen hiçbir yere gitmeden uzun yollar yürür insan. Görünmez adımlarla, kimselerin bilmediği bir istikamete… Bir içe doğru yürüyüş bu. Ne bavul gerek, ne pasaport. Yalnızca biraz cesaret… Çünkü insan, kendine gitmekten en çok korkar aslında. İçsel yolculuk dediğimiz şey, biraz sessizlikte boğulmak, biraz gürültünün içinde kendini duymaya çalışmaktır. Eski defterleri açar gibi, bir bir geçmişin tozunu silmek, kimi zaman gözyaşıyla, kimi zaman gülümsemeyle yüzleşmektir. Kendi karanlığından geçmeden, ışığı fark edemezsin. Kendini görmeden, başkasını anlayamazsın. Ve bir gün anlarsın ki; bütün arayış, bütün yollar, hep sana çıkıyor. Bir iç yolculuk, varmayı değil, fark etmeyi öğretir. Çünkü bazen mesele gitmek değil, nerede durduğunu bilmektir.
1000 Kitap
İnsanlar gerçekten garip. Kendi ruh halleri, kendi kırgınlıkları, kendi dertleriyle dünyayı şekillendiriyorlar. Sanki dünya onların çevresinde dönüyor da, geri kalan herkes sadece figüran… Bir gün iyiler, ertesi gün yabancı. Bir sözle kırılıyorlar, bir sessizlikle yok sayıyorlar seni. Ve çoğu zaman farkında bile değiller: Kırdıkları yer, senin tam kalbinin ortası… Gelgit gibiler… Bir varlar, bir yoklar. Bir gün seni gökyüzüne çıkarırlar, öbür gün yokluğunla sınarlar. Ama hayat böyle işte. Bazı insanlar sadece kendi duygularına sadıktır, senin ne hissettiğin umurlarında bile değildir. Onlara göre dünya, sadece onların psikolojisine göre dönüyor. Ama biz ne yapıyoruz biliyor musun? Kendimizi kaybetmeden duruyoruz. Dalgalara kapılmadan, ayakta kalmaya devam ediyoruz. Çünkü birilerinin gelgitinde savrulmak yerine, kendi kıyımızda dingin kalmak en doğrusudur bazen. Radyo Adam
İnsan ve Hayat
Sesin Geldi Memleketten
Sesin Geldi Memleketten programının tanıtımı.. Nacizane sesimizle....
Bugün Ankara’da yağmur yağıyor. Sokaklar sessiz, insanlar telaşlı… Ama ben, pencerenin kenarında oturmuş sadece izliyorum. Bir kahve koydum kendime. Sıcak. Ellerimi ısıtıyor ama içimdeki boşluk hâlâ soğuk. Yağmur damlaları camdan süzülüyor. Sanki içimde birikmiş duygular gibi... Tutunamıyorlar. Aşağıya doğru düşüyorlar. İçimde bastırdığım ne varsa, bugün bu gökyüzü dile geliyor sanki. Bilmiyorum, hayat gerçekten bu kadar mı hızlı geçiyor? Yoksa biz mi hiç durup düşünmeyi unuttuk? Sabahları erken uyanmanın anlamı nedir? Sahi, neden uyanıyoruz? Bir işe gitmek için mi? Yoksa sadece yaşadığımızı hatırlamak için mi? Bugün biraz kendime zaman verdim. Ne yapmam gerektiğini değil, ne hissettiğimi sordum kendime. Ve cevabı sustuğumda duydum. Yorgunum… Ama hâlâ umutluyum. Ankara'da bir banka oturup geçenleri izlemek gibi bazen hayat. Kimin neye yetişmeye çalıştığını bilemediğin ama herkesin bir yere yetişmek zorunda olduğunu bildiğin günlerden biri. Bir şey fark ettim bugün: Bazı duygular yağmur gibi... Gelince her şeyi ıslatıyor, ama gidince toprak bile kokuyor. Belki bu yüzden seviyorum yağmuru.
Hayat
Reklam