Köşede yığılı duran dosyalarını görene kadar büyük bir telaş, endişe ve panik içinde etrafına bakınarak nerede olduğunu anlamaya çalıştı. Ardından hafızasının çarklarının hızla dönerek aradaki dört yılı kapatmasıyla Martin o an bulunduğu yerin, sayfalarını açtığı kitapların, o sayfalar kanalıyla içine girdiği yeni dünyanın, gördüğü rüyaların, sahip olduğu tutkuların ve biraz önce tekrar yaşadığı üzere, kendisinin bata çıka yürüyüp geçtiği hayatın çamurlu yollarındaki tek bir pisliğe bile tanık olsa dehşetten ölecek kadar hassas, o denli korunmuş, o derece uhrevi ve bir hayalet kadar solgun kıza duyduğu aşkın bilincine vardı.
Ayağa kalkı, aynada kendine baktı.
"İşte sen o çamurdan çıktın Martin Eden," dedi büyük bir ciddiyetle. "Gözlerini büyük bir parlaklığa açarak arıttın, omuzlarını yıldızların arasına soktun, hayat her yerde ne yapıyorsa sen de onu yaptın, içindeki maymunla kaplanı öldürdün, en büyük güçlerin en yüce mirasını söküp aldın ellerinden."