Münür Rahvancıoğlu

"Eleştirinin tartışmaya dönüşmemesi ve suskunlukla karşılanması tekelci sistemin niteliğinden çıkıyor. Tekel, rekabetin ortadan kaldırılması anlamına geliyor. Tartışma, geliştirici bir rekabet demek oluyor. Bugünün egemen edebiyatı, gücünü eleştirinin ortaya çıkardığı estetik niteliklerinden değil, alternatifine hayat hakkı bırakmayan tekelci kültür örgütlenmesinden alıyor. Bu nedenle eleştiri, tekerleme edebiyatçıları için, kaba mizah dergilerinin deyimiyle 'hariçten gazel okuma', gereksiz bir iş olarak görülüyor."
"Kültür kuramı okuyan öğrenciler arasında, beden çok moda bir konu başlığına dönüştü; ama üzerinde fikir üretilen genellikle erotik beden oluyor, açlık çeken beden değil. Çalışan değil ama çiftleşen bedenlere odaklanmış yoğun bir merak var."
Literatür·Kitabı okudu
Bu derece dar bir alana böyle bir yoksul insanlar kalabalığının yığılmasına akıl erdirmek zordu. İnsanların ortak toprak ana üzerinde bir parçacık yere sahip olma hakkını, bu değin cimrice hesaplamak için para ve mülkiyet savaşımlarının çetinliği gerekti.
"Belki de bazılarının birlikte yaşadıkları insanlardan elde edebilecekleri hiçbir şey yoktur; onlara ruhlarının boşluğunu gösterdikten sonra, onlar tarafından hak edilmiş bir acımasızlıkla gizlice yargılandıklarını hissederler ama mahrum kaldıkları pohpohlanmalara karşı konulmaz bir ihtiyaç duyarak ya da kendilerinde var olmayan niteliklere sahipmiş gibi görünme arzusuyla çırpınarak, bir gün gözden düşmek pahasına da olsa tanımadıkları kişilerin saygısını veya gönlünü kazanmayı umarlar."
Sayfa 21·Kitabı okudu
Sınıflı bir toplumda ahlak da sınıfların ahlakı olarak gerçekleşiyorsa, sınıfların karşılıklı mücadeleleri, ayrışmaları ve kavga etmeleri ölçüsünde ahlaklarının da ayrışması, karşıt değer bütünleri oluşturması gerekir.
Sayfa 266·Kitabı okudu