RaindeLion

Puan vermedi··
Beğendi
"Rijksmuseum'a gidecek olursan ki ben çok gitmek istiyorum ama kimi kandırıyoruz... ikimiz de bir müzede dolaşabilecek durumda değiliz. Ama her neyse, yola çıkmadan önce internetten koleksiyonlarına bakmıştım. Eğer gidecek olursan, yani bir gün gidersin umarım, bir sürü ölü insan resmi göreceksin. Haça gerilmiş İsa, boynundan bıçaklanan bir tip, denizde veya savaşta ölen insanlar, bir sürü aziz filan. Ama TEK BİR TANE BİLE kanserli çocuk yok. Vebadan veya çiçek hastalığından veya sarıhummadan filan nalları diken kimse yok çünkü hastalık görkemli bir şey değil. Anlamı yok. Bir şeyden ölmek şerefli bir şey değil. " Diyor Aynı Yıldızın Altında'da Augustus Waters... Ama biraz önce okuduğum kitap bu cümlelerin ötesine geçmiş ve silikleştirmiş bir hikayeyi anlatıyor. Yarım saatte bitirilebilecek bir kitap nasıl bu kadar güzel olabilir nasıl böyle kalbe dokunabilir bilmiyorum. Kitap çok sevdiğim Japonya'nın kalbinden gerçekten yaşanan bir hikaye. Japonya'daki bir inanca göre turna kuşları bin yıl yaşarmış kim kağıttan bin turna kuşu yaparsa Tanrı onun dileğini kabul eder ve onu sağlığına kavuştururmuş. "Renkli kağıtlardan çıkıveren turnalar Uça uça gelir Konarlar evimize" Hikayemizin adı Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu Sadako Hiroshima'ya atom bombası atıldıktan on yıl sonra bombanın üzerinde bıraktığı etkilerden dolayı Lösemi olan bir kız. Tek hayali ortaokulun atletizm takımına katılabilmek iken kendini hastanede bulan bir kız. O umudun sembolü... Güzel şeylere inanan biri ve son ana kadar turnalarından vazgeçmeyen güçlü bir çocuk. O Japon çocukların kahramanı. 25 Ekim 1955 tarihinde hayata gözlerini yumdu. 1000 adet turnasıyla gömülebilmesi için sınıf arkadaşları kalan son 356 turnayı katladı. Sadako'nun hayali Hiroshima'da ölenler için heykel dikmekti ve bu toplanan
Sadako ve Kağıttan Bin Turna KuşuEleanor Coerr · Beyaz Balina Yayınları · 202113,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 17:56
Yunan Mitolojisinde sevdiğim ve içselleştirdiğim bir figür olan Pan’ın ismini gördüğüm gibi bu kitabı almıştım. Ancak yeni okuma fırsatı bulduğum bu kitap hakkında birkaç şey söylemek, daha doğrusu kendime bazı notlar bırakmak istiyorum. Öncelikle korku filmlerini ve içeriklerini çokça tükettiğim bir çocukluk geçirmiş biri olarak artık korkutucu bulduğum pek bir şey yok. Ancak dün gece kitaptan bir bölüm okuyup yattığımda, çocukken izlediğim Pan’ın Labirenti ve Pan’a duyduğum özel bağ birleşince kalbimi titreten bir deneyime dönüştü. Kitabın dilini ve anlatımını hoş bulduğumu söylemeden edemeyeceğim. Yine de bazı yerlerde zaman ve mekan gibi detayların bu tarz anlatımlarda karıştığını düşünüyorum ama bu durumun anlatıma kattığı bulanıklığı da ilginç buluyorum. Özellikle okurken Dr. Jekyll ile Bay Hyde kitabıyla aynı hisleri uyandırdı bende. Dil ve konu olarak da çok benzediğini düşündüm. İnsanın nasıl merakına yenik düştüğünü ve bu merakın peşinden sürüklendiğini okuduğumuz bu kitap, karakterlerimizin gerçeklik algısını sorgularken bizi de bu büyülü gerçekliğin içine çekiyor. Birçok yazara ve yapıta ilham kaynağı olmuş, birçok kez sahneye uyarlanmış. 1886 yılında yayınlanmış bir eserin 139 yıl sonra hala bu kadar etkileyici olması - bu diğer tüm klasikler için de geçerli - beni gerçekten çok etkiledi. Açıkçası okurken tüm o salak dediğimiz korku filmi karakterleri gibi bu sırrın peşinden gitmek, iyice irdelemek ve kitapta bin bir isimle karşımıza çıkan o kadın ile karşılaşmak istedim. Hatta kitabın son sayfasını da çevirmiş olmama rağmen daha çok detay istemeden edemiyorum. Kısaca Pan’ın; doğaya, bilinmeyene ve insanın karanlık iç dünyasına açılan bir kapı olduğunu iliklerime kadar hissettim.
Yüce Tanrı PanArthur Machen · İthaki Yayınları · 20181,648 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2025 17:37
Doğa aşkıyla şehirde büyüyen bir çocuk olarak okurken o kadar dolu dolu hissettim ki bunu nasıl kelimelerle anlatabilirim bilmiyorum. Gezme anlayışı park, bahçe olan, sürekli durup gökyüzüne bakan, gözlerini kapatıp rüzgarla konuşan, odamda uzanırken kendimi ormanda hayal eden, parklara gidip ağaçlara sarılan o deli olarak gerçekten kitapta kendimden çok şey buldum. Bir kültürün benim garip huylarımı felsefe edinmiş olması açıkçası beni şaşırtmadı değil. Bana kimi yerlerde farklı bakış açıları sunmuş olmasını da çok sevdim. Bu kadar minik ve kısa bir kitaba bu kadar dolu dolu cümleler sığmış olması da bir ayrı güzeldi. Kime, neye inanırsak inanalım dünyanın ve bizim geri kalan ömrümüzde, yıllarımızda bir bütün olduğumuzun, doğanın da bizim bir parçamız ve bizim de doğanın bir parçası olduğumuz gerçeğinin farkında olarak yaşamamızı kalbimin en derinlerinden diliyorum. Kitapta da dediği gibi "Bırakın size deli desinler, ama gidin bir ağaca sarılın, yaprağını öpün. Çünkü bizi bir tek sevgi kurtaracak."
Şinto'nun Yolu Doğanın Kalbine GiderAslı Perker · Destek Yayınları · 2021231 okunma
Pip'in Büyük Umutları
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2024 03:14
19. yüzyılda İngiltere'de geçen bu romanda gerçek adı Phillip olan ancak çocukken ismini doğru telaffuz edemediği için herkes tarafından Pip diye adlandırılan ana karakterimizin hayatını okuyoruz. Karakterimiz ailesini küçük yaşta kaybettiği için ona kötü davranan ve her fırsatta "seni ellerimle büyüttüm" diye karakterimizin başına kakan ablası ve Pip'e hayat yoldaşı olan ablasının demirci eşi Joe Gargery ile birlikte yaşadığı köyde başlıyoruz Pip'in büyük umutlarının ilk bölümüne. Bu bölümde karakterimiz Pip'in ailesinin mezarlarının yanında bir mahkum tarafından sıkıştırılıp korkutularak ona yemek ve eğe getirmek zorunda kalır. Daha küçük bir çocuk olan karakterimiz korkusuyla, ablası ve Joe'dan bir şeyler çalmak arasında kalmıştır. Korkusuna yenik düşen karakterimiz mahkuma istediği şeyleri götürmek zorunda kalır. Daha sonraları küçük Pip'in bu olanlar yüzünden çokça suçluluk duyduğunu da okuruz. Bu arada aile dostları ve ablasının karakterimizi hor görmesini ne kadar yaramaz olduğundan bahsetmesini de bolca okuruz ilk bölümde. Daha sonraları ise aile dostlarından biri olan Mr. Pumblechook zengin bir tanıdığının evinde oyun oynaması için bir erkek çocuk aradığını ve Pip'i ona tavsiye ettiğini söyler böylece Pip istemeyerek de olsa Miss Havisham ve Estella ile tanışır. Miss Havisham zamanın adeta durdurulduğu odasında üzerinde parçalanmış gelinliği, teki ayağına giyilmiş teki ise elinde duran hiç giyilmemiş gelin ayakkabısı ile yıllardır gün ışığı görmediği odasında yaşayan zengin bir kadındır. Evlat edindiği kızı Estella ise güzelliğinden kitapta çokça bahsedilen ana karakterimiz Pip'in yaşlarında bir kızdır. Pip bu eve getirildiğinde Estella kapıyı açar ve eve sadece Pip'in girmesine izin verir ve ona Miss Havisham'ın yanına kadar eşlik eder ve gider. Miss Havisham
Büyük UmutlarCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,5bin okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2023 22:28
Bu serinin ilk iki kitabını okurken gerçekten çok keyif almıştım çok güzel ve tatlı bir seri. İki kitap ile son bulduğunu düşünüp birazcık içim burulmuştu o zamanlar. Sonra da internette kitaplara bakarken bu kitap ile karşılaştım ve sonunda yeni bir karakter ve yeni bir maceraya atılmak için çok heyecanlandım. Umarım bu seri devam eder ve yeni karakterler ile yeni kitaplarını okuyabilirim. Özellikle Fedolia ve her ne kadar seride güçlü kızların hikayelerini dinlesek de Jasper'ın hikayesini okumayı çok isterim.
Ejderhalarla Uçan PrensesStephanie Burgis · Martı Yayınları · 202327 okunma